Optik Rehberi
12 dk okuma

Asetat Çerçeve Gözlük Seçimi ve Uzun Ömürlü Bakım Rehberi

Asetat çerçeve gözlük seçerken nelere dikkat etmelisiniz? Yüz tipinize uygun asetat gözlük seçimi ve uzun ömürlü kullanım için pratik bakım ipuçları burada.

Yazan: Umaiz Ekibi
Asetat Çerçeve Gözlük Seçimi ve Uzun Ömürlü Bakım Rehberi

Asetat Çerçeve Nedir ve Neden Tercih Edilmelidir?

Gözlük seçerken hepimiz o rafların arasında kayboluyoruz, değil mi? Asetat çerçeve gözlük lafını duymuşsundur belki optikçide. İşin aslı şu ki, çoğu insan bunu sıradan bir plastik sanıyor ama asetat ve plastik çerçeve farkı aslında geceyle gündüz kadar büyük. Asetat dediğimiz şey, pamuk ve ağaç liflerinden elde edilen bitki bazlı bir malzeme. Yani bildiğin doğadan geliyor. Düşünsene, yüzünde petrol türevi sert ve yapay bir plastik taşımak yerine, pamuktan üretilmiş çevre dostu bir şey taşıyorsun.

Benim de başıma geldi, zamanında ucuz diye aldığım o standart plastik gözlükler ilk yaz sıcağında yamulup gitmişti. Ama asetat öyle mi? Hem inanılmaz esnek hem de çok dayanıklı. Zaten uzun ömürlü gözlük kullanımı istiyorsan asetat gerçekten hayat kurtarıyor. Gözlükçüye gittiğinde o kalın çerçeveli gözlük modelleri var ya, hani o vitrinde çok havalı duranlar, işte onlar genelde asetattan yapılıyor. Isıtıldığında kolayca şekil alabildiği için asetat gözlük sapı ayarı yapmak da çok basit oluyor. Yani gözlük burnundan kayıyorsa ya da kulağını sıkıyorsa, optikçin onu iki dakikada senin yüzüne göre ısıtıp cuk diye oturtuyor.

Gözlük sadece daha iyi görmek için taktığımız bir araç değil, yüzümüzün tam ortasında duran ve karakterimizi yansıtan en önemli aksesuarımız.

Bak şöyle bir detay daha var, özellikle cildin hassassa bu çok önemli. Asetat, hipoalerjenik gözlük çerçeveleri arayanlar için en iyi seçeneklerden biri. Yani cildini tahriş etmiyor, o sinir bozucu kızarıklıkları yapmıyor. Ben eskiden metal çerçevelerde çok çekerdim o alerji işinden. Estetik kısmına gelirsek, asetatın sunduğu o zengin renk ve desen çeşitliliğini başka hiçbir malzemede bulamazsın. Kat kat üretildiği için o kaplumbağa kabuğu desenleri, şeffaf geçişler falan çok derin ve canlı duruyor. Yüz tipine göre gözlük seçimi yaparken bu renk oyunları inanılmaz işe yarıyor aslında. Belki yüzünü biraz daha aydınlatmak istersin, asetatın o canlı dokusu tam da bunu yapıyor.

Tabi bu kadar güzel ve özel bir şeye sahip olunca insan ister istemez asetat gözlük bakımı nasıl yapılır diye merak ediyor. Aslında çok da gözünde büyüteceğin bir şey değil. Asetat gözlük temizliği yaparken o sert kimyasallardan falan uzak durman yetiyor. "Aman canım ne olacak" deyip kolonyayla veya cam sille silersen o güzelim parlaklığı gidebilir. Ilık su ve biraz sabun her zaman en iyi dostun, gerisi zaten kendiliğinden halloluyor.

Asetat Çerçeve Nedir ve Neden Tercih Edilmelidir?
Asetat Çerçeve Nedir ve Neden Tercih Edilmelidir?

Yüz Tipinize En Uygun Asetat Gözlük Nasıl Seçilir?

Gözlük seçmek bazen tam bir eziyet olabiliyor, değil mi? Hele o optikçideki aynanın karşısında onlarca model denedikten sonra hepsinin birbirine benzemeye başladığı an gerçekten çok yorucu. Aslında işin sırrı yüz hatlarımızı tanımaktan geçiyor, yani yüz tipine göre gözlük seçimi meselesi sandığımızdan çok daha mühim. Mesela yuvarlak bir yüzün varsa, o yumuşak hatları biraz daha belirginleştirmek istersin. İşte burada köşeli, o şık dikdörtgen asetat çerçeve gözlük modelleri imdadımıza yetişiyor. Kare bir yüzün varsa da tam tersi, daha yuvarlak hatlı ya da oval çerçeveler o sert çene yapısını yumuşatıyor.

Oval yüzlü şanslı kesimdenseniz zaten hemen hemen her form size yakışacaktır, ama kalp şeklinde bir yüze sahipseniz, çeneye doğru daralan hatları dengelemek için kedi gözü dediğimiz o hafif yukarı çekik modeller harika duruyor. Bak şöyle bir şey de var, bazen sadece şekil yetmiyor, çerçevenin kalınlığı da çok şey değiştiriyor. Düşünsene, incecik narin bir yüze kocaman, kalın çerçeveli gözlük modelleri taktığında yüzün tamamen kaybolabiliyor. Ya da tam tersi, geniş bir yüzde ipince bir çerçeve eğreti duruyor. Yani yüz hatlarındaki orantıyı korumak gerçekten önemli.

Bir de o gözlüğün burun köprüsü meselesi var ki, inanın en çok atlanan detaylardan biri. Zamanında sırf rengini çok sevdim diye köprü kısmı burnuma tam oturmayan bir gözlük almıştım. Bütün gün o gözlüğü burnumun ucundan yukarı itmekten parmaklarım ağrımıştı, benim de başıma geldi yani. Eğer burnunuz genişse daha geniş köprülü, inceyse daha dar köprülü modeller bakmalısınız. Zaten asetat ve plastik çerçeve farkı burada da kendini belli ediyor; asetat çok daha esnek ve cilde dost bir malzeme. Yani o ucuz plastikler gibi cildinizi tahriş etmiyor, çünkü kaliteli asetat aslında pamuk ve ağaç liflerinden üretilen hipoalerjenik gözlük çerçeveleri grubuna giriyor.

İşin aslı şu ki, model kadar renk seçimi de o gözlüğün sizinle bütünleşmesini sağlıyor. Hiç düşündün mü, bazı renkler seni anında canlı gösterirken bazıları neden hasta gibi solgun yapıyor? Bu tamamen cilt alt tonunla alakalı. Bileklerindeki damarlara bir bak, eğer yeşilimsi duruyorsa sıcak alt tonlusun demektir; kahverengi, bal rengi, kiremit gibi asetat renkleri sende efsane durur. Damarların mavimsi ise soğuk alt tonlusun, o zaman da siyahlar, griler, soğuk maviler tam sana göre.

Bazen rengi ve modeli bulursun ama sapları kulaklarını acıtır ya da gevşek kalır, sürekli düşecekmiş gibi hissedersin.
İşte bu noktada ufak bir asetat gözlük sapı ayarı yaptırmak hayat kurtarıyor. Isıtılarak kolayca yüzüne göre şekillendirilebildiği için uzun ömürlü gözlük kullanımı söz konusu olduğunda asetat gerçekten biçilmiş kaftan.

Tabi o kadar araştırıp, yüzüne en yakışan o harika çerçeveyi bulduktan sonra onu hor kullanmak olmaz. Gözlüğünü tişörtün ucuyla silenlerdensin, itiraf et! Belki o an pratik geliyor ama asetat gözlük temizliği için mikrofiber bez ve özel spreyler kullanmak çerçevenin o ilk günkü parlaklığını korumasını sağlıyor. Eğer asetat gözlük bakımı nasıl yapılır konusuna biraz dikkat edersen, o özenle seçtiğin çerçeveni yıllarca keyifle takmaya devam edebilirsin.

Yüz Tipinize En Uygun Asetat Gözlük Nasıl Seçilir?
Yüz Tipinize En Uygun Asetat Gözlük Nasıl Seçilir?

Asetat Çerçeveler İçin Günlük Temizlik ve Bakım Rutini

Şimdi itiraf edelim, o çok severek aldığımız kalın çerçeveli gözlük modelleri yüzümüzde harika duruyor ama iş temizliğe gelince bazen üşeniyoruz, değil mi? Geçenlerde en sevdiğim gözlüğümü tişörtümün ucuyla şöyle bir sileyim dedim, aman diyeyim sen yapma. Işığa tuttuğumda ekrandaki o minik kılcal çizikleri görünce içim cız etti. İşin aslı şu ki, o şık duran asetat çerçeve gözlük modelleri aslında biraz nazlıdır. Yani sıradan bir plastikten bahsetmiyoruz burada. Zaten asetat ve plastik çerçeve farkı tam da bu noktada ortaya çıkıyor; asetat pamuk bazlı, çok daha canlı ve yaşayan bir malzemedir ama yanlış dokunuşlarla o güzelim parlaklığını çabucak kaybedebilir.

Peki, asetat gözlük bakımı nasıl yapılır diye hiç düşündün mü? Bak şöyle anlatayım, çok karmaşık bir ritüele falan gerek yok aslında. Sadece ılık su ve bildiğimiz o tahriş etmeyen, hafif yapılı sıvı sabunlar işini fazlasıyla görür. Gözlüğünü suyun altına tutup nazikçe köpürttükten sonra durulaman yeterli. Sonrasında mutlaka ama mutlaka kaliteli bir mikrofiber bez kullanmalısın. Optik temizleme solüsyonları da harika bir alternatif tabii. Uzun ömürlü gözlük kullanımı istiyorsan, o gözlük kabından çıkan yumuşak bezi gözün gibi korumalısın. Aksi halde o zarif çerçevenin zamanla matlaştığını, renginin soluklaştığını fark edersin.

Düşünsene, elimize geçen kolonyayı gözlüğe sıkıveriyoruz bazen. Ya da ev temizlerken cam siliciyi aynaya sıktığımız gibi gözlüğe de boca edenleri gördüm. Yapma. Aseton, kolonya veya cam silici gibi sert kimyasallar asetatın o doğal yapısını resmen kavuruyor. Yani şu demek; malzemenin içindeki nemi emip onu kurutuyor, üzerinde beyaz beyaz lekeler bırakıyor ve çerçevenin o güzel esnekliğini alıp götürüyor. Zaten hipoalerjenik gözlük çerçeveleri arasında asetatın bu kadar sevilmesinin nedeni cilde dost doğal yapısıdır, o yapıyı kimyasalla bozmak hiç mantıklı değil.

Gözlüğüne nasıl davranırsan, o da yüzünde o kadar uzun süre ilk günkü gibi parlar.

Belki mağazada saatlerce ayna karşısında yüz tipine göre gözlük seçimi yapmak için uğraştın, en yakışan modeli buldun. Hatta o mükemmel uyumu yakalamak için optikçide asetat gözlük sapı ayarı bile yaptırdın, tam kulağına göre oturtmak için ısıtıp büktüler hani. İşte o kadar emek verip kendine yakıştırdığın bir aksesuarı sadece tişört kenarına silerek ya da yanlış kimyasallar kullanarak mahvetmek sence de yazık olmaz mı? Asetat gözlük temizliği gün içinde sadece bir dakikanı alacak basit bir alışkanlık aslında. O mikrofiber bez cebinde ya da çantanda hep dursun, inan bana çerçeven yıllar sonra bile o vitrindeki ilk parlaklığını koruyacak.

Asetat Gözlüklerin Ömrünü Uzatan İleri Seviye İpuçları

Şimdi, o çok severek aldığın asetat çerçeve gözlük modelini yıllarca ilk günkü gibi kullanmak istiyorsan, bilmen gereken birkaç ufak ama hayat kurtaran detay var. Bak şöyle anlatayım, geçen yaz en sevdiğim gözlüğümü arabada torpidonun üzerinde unutmuşum. Düşünsene, Antalya sıcağı! Döndüğümde o canım çerçevenin sıcaktan erimiş gibi yamulduğunu görmek resmen içime oturdu doğrusu. İşin aslı şu ki, asetat malzemenin yüksek ısıya karşı inanılmaz bir hassasiyeti var. Aslında asetat ve plastik çerçeve farkı da tam burada ortaya çıkıyor. Yani asetat, pamuk bazlı doğal bir malzeme olduğu için ısıyla kolayca şekil değiştirebiliyor, sıradan sert plastikler gibi inatçı değil. Bu yüzden yazın o fırın gibi sıcak araç içleri ya da doğrudan güneşin altı bu çerçeveler için tam bir kabus.

Aynı mantıkla, asetat gözlük bakımı nasıl yapılır diye düşünürken sakın o gözlükleri kaynar suyun altına sokuverme. Bazen iyice arınsın, pırıl pırıl olsun diye sıcak su kullanmak mantıklı geliyor değil mi? Ama asetat gözlük temizliği yaparken ılık, hatta soğuğa yakın su kullanmalısın, yoksa çerçevenin formu anında bozulur. Biliyorsun, bu malzemeler tenimize dost, yani hipoalerjenik gözlük çerçeveleri sınıfına giriyorlar. Yani şu demek; cildimizi tahriş etmemeleri, alerji yapmamaları harika ama onlara biraz narin davranmamız şart.

Bir de hepimizin yaptığı o meşhur hareket var. Gözlüğü tek elle, havalı bir şekilde çekip çıkarmak... İtiraf edeyim, gençken ben de çok yapıyordum bunu. Ama uzun ömürlü gözlük kullanımı istiyorsan bu alışkanlığı acilen bırakman lazım. Neden mi? Çünkü gözlüğü tek elle çıkardığında çerçevenin sadece bir tarafındaki menteşeye inanılmaz bir yük biniyor ve zamanla o denge tamamen kayboluyor. Hele o çok moda olan, biraz daha ağır kalın çerçeveli gözlük modelleri kullanıyorsan menteşelerin yalama olması an meselesi. Mağazada saatlerce ayna karşısında yüz tipine göre gözlük seçimi yapmak için o kadar uğraştın, tam yüzüne oturan o harika dengeyi tek bir el hareketiyle bozmak istemezsin herhalde, hiç düşündün mü bunu?

Gözlüğünü yüzünden çıkardığın an, onun tek güvenli evi o sert koruyucu kılıflardır, başının üstü ya da gömleğinin yakası değil.

Kullanmadığın zamanlarda gözlüğü sağa sola atmak yerine her zaman kendi sert kılıfında saklamayı alışkanlık haline getir. Belki bazen üşeniyoruz, anlıyorum. Ama o kılıflar boşuna verilmiyor. Tabii ne kadar dikkat etsek de zamanla, kullanıma bağlı olarak saplarda hafif esnemeler ya da gevşemeler olabilir, bu çok doğal bir süreç. Böyle durumlarda evde kendi kendine bükmeye çalışıp işi daha da bozmak yerine, güvendiğin bir optikçiye uğrayıp ufak bir asetat gözlük sapı ayarı yaptırman en güzeli. Özel ısıtıcılarla iki dakikada yüzüne göre yeniden cuk diye oturtuyorlar. Yani biraz özen ve doğru dokunuşlarla o çok sevdiğin çerçevenle daha uzun yıllar beraber olabilirsiniz.

Etiketler:

#Asetat Gözlük
#Gözlük Bakımı
#Optik
#Gözlük Seçimi
#Moda ve Aksesuar
#Çerçeve Modelleri

Haberdar Olun

Pazarlama e-postaları almayı kabul ediyorsunuz