Göz Sağlığı
16 dk okuma

Göz Yorgunluğunu Önleyen En İyi Ekran Gözlükleri

Uzun süreli ekran kullanımının neden olduğu göz yorgunluğunu ve baş ağrısını önlemek için tercih edebileceğiniz en iyi mavi ışık korumalı gözlük rehberi.

Yazan: Umaiz Ekibi
Göz Yorgunluğunu Önleyen En İyi Ekran Gözlükleri

Dijital Göz Yorgunluğu ve Ekranların Etkisi

Düşünsene, sabah uyanır uyanmaz ilk iş telefona uzanıyoruz, sonra bütün gün ofiste ya da evde bilgisayar ekranına kilitleniyoruz. Akşam olunca da biraz rahatlayayım diye televizyonun ya da tabletin karşısına geçiyoruz. E gözler ne yapsın? Gerçekten isyan ediyorlar bir noktadan sonra. Geçenlerde benim de başıma geldi aslında. Akşam saatlerine doğru gözlerimde resmen kum varmış gibi bir batma ve tuhaf bir yanma hissi oluyordu. Gittim araştırdım biraz, meğer bunun tıp dünyasında havalı bir adı varmış: Bilgisayar Görme Sendromu. Yani bizim günlük dilde daha çok bildiğimiz haliyle dijital göz yorgunluğu. Aslında bu, gözlerimizin saatlerce aynı mesafedeki parlak bir noktaya odaklanmaktan yorulup pes etmesi demek. Tıpkı kollarını hiç indirmeden havada tutmaya çalışmak gibi düşün, bir süre sonra kaslar titremeye başlar ya, gözlerimizdeki kaslar da tam olarak bunu yaşıyor ekrana bakarken.

Peki hiç düşündün mü, neden eskiden saatlerce kağıttan kitap okurken bu kadar yorulmuyorduk da şimdi ekran karşısında mahvoluyoruz? İşin aslı şu ki, o parlak ekranlardan sürekli olarak gözümüze bir mavi ışık bombardımanı yapılıyor. Bu mavi ışık dediğimiz şey, doğada güneşten gelen ve bizi uyanık tutmaya yarayan bir sinyal aslında. Ama gece yarısı yatakta telefonla oynarken ya da mesaiye kalmışken ekrandan bu ışığı aldığımızda beynimiz "Aaa gündüz olmuş, uyanık kalmalıyım" diyor. Uyku düzeni falan kalmıyor tabii. Sonra ertesi gün odaklanma sorunları, geçmeyen baş ağrıları ve bulanık görme gibi dertlerle uğraşıyoruz. Tam da bu noktada devreye ekran gözlüğü giriyor işte. Belki etrafında görmüşsündür, sarımtırak camları olan o gözlükleri. İnsanlar boşuna takmıyor onları. Özellikle benim gibi gününün yarısını monitör karşısında geçirenler, yani uzun süre bilgisayar kullananlar için gözlük takmak artık bir lüks değil, resmen bir hayatta kalma aracına dönüştü. Bir de tabii mavi ışık filtreli gözlük takanların o rahatlamış hallerini görünce insan ister istemez merak ediyor, değil mi?

Şimdi aklında şu soru olabilir: İyi de bu mavi ışık gözlüğü ne işe yarar gerçekten? Bak şöyle düşün, araba kullanırken güneş gözlüğü taktığında gözlerini kısmaktan nasıl kurtuluyorsan, bu gözlükler de ekranın o çiğ ve yorucu ışığını yumuşatıp gözünü dinlendiriyor. Renkleri biraz daha sıcak tonlarda görüyorsun sadece, hepsi bu. Hele bir de oyun oynamayı seven biriysen durum daha da fena. Saatlerce o aksiyonun içinde göz kırpmayı bile unutuyoruz bazen. Zaten forumlarda falan gezinirsen, herkesin birbirine deli gibi oyuncu gözlüğü tavsiyesi verdiğini görürsün. Çünkü adamlar farkında, gözleri korumadan o performansı sürdürmek imkansız. Yani bilgisayar gözlüğü faydaları saymakla bitmiyor; uyku kaliten artıyor, o ekrana bakmaktan kaynaklanan baş ağrıların hafifliyor ve en önemlisi ertesi gün zombi gibi uyanmıyorsun.

Geçen gün bir arkadaşımla konuşuyorduk, kendisi yazılımcı ve günde on saat kod yazıyor. Bana gözlük takmaya başladıktan sonraki değişimini anlattı.

"Gözlerimin yorgunluğu aslında bütün bedenimi yoruyormuş, bunu gözlüğü takınca anladım"
dedi hatta. Gerçekten de öyle, göz yorulunca insanın pili bitiyor. O yüzden piyasadaki göz yorgunluğuna iyi gelen gözlükler arasında ufak bir araştırma yapmak, kendine uygun bir model bulmak çok mantıklı bir hareket. Eğer sen de akşamları gözlerini ovalamaktan yorulduysan, sağlam bir ekran koruyucu gözlük tavsiyesi alıp bu işe bir şans vermelisin bence. Belki de o sürekli şikayet ettiğin yorgunluğun ve uykusuzluğun tek sebebi, burnunun ucundaki o parlayan ekrandır, kim bilir.

Dijital Göz Yorgunluğu ve Ekranların Etkisi
Dijital Göz Yorgunluğu ve Ekranların Etkisi

Mavi Işık Filtreli Gözlükler Nasıl Çalışır?

Hiç gecenin bir yarısı gözlerin yanarak, sanki içine avuçla kum kaçmış gibi hissederek o parlak ekrana bakmaya çalıştın mı? Benim başıma çok geldi bu. Eskiden sabahlara kadar yazı yazarken ya da video izlerken gözlerim resmen kan çanağına dönerdi. Sonra acaba mavi ışık gözlüğü ne işe yarar diye epey bir okuma yapmaya başladım. Uzun süre bilgisayar kullananlar için gözlük arayışım da tam o uykusuz ve baş ağrılı gecelerden birinde başladı aslında.

İşin aslı şu ki, mavi ışık filtreli gözlük dediğimiz şeyin çalışma prensibi tamamen ışığın dalga boylarıyla ve gözümüzün bu ışığa verdiği tepkiyle ilgili. Ekranlardan yüzümüze vuran o masum görünen beyaz ışık var ya, işte onun içinde çok yüksek enerjili bir mavi ışık tayfı gizli. Yani şu demek: Güneşten gelen doğal mavi ışık gündüzleri bizi uyanık ve zinde tutar, ama gece yatakta telefona bakarken beynimize "hâlâ gündüz, sakın uyuma" mesajı yollar. Gözlerimiz ne yazık ki bu yapay ve sürekli ışığa karşı doğuştan savunmasız. Dijital göz yorgunluğu dediğimiz o lanet baş ağrısı, odaklanma sorunu ve göz kuruması tam da bu ekrana kilitlendiğimiz anlarda ortaya çıkıyor.

Gerçekten de bir noktadan sonra insan "gözlerim bozuluyor galiba" diye paniğe kapılıyor, değil mi?

Peki bu göz yorgunluğuna iyi gelen gözlükler tam olarak ne yapıyor da bizi bu dertten kurtarıyor? Bak şöyle anlatayım. Bu camların üstünde çok özel bir kaplama ya da doğrudan camın kendi materyalinin içine üretim aşamasında yedirilmiş bir filtre bulunuyor. Bu filtre, o yüksek enerjili zararlı mavi ışık spektrumunu bir nevi akıllı süzgeçten geçiriyor. Düşünsene, çay demlerken süzgeç nasıl çöpü tutar ama o lezzetli çayı bardağa bırakır, bu lensler de tam olarak öyle çalışıyor. Zararlı dalga boyunu bloke edip, geri kalan zararsız renklerin ve ışığın gözümüze ulaşmasına izin veriyorlar. Bilgisayar gözlüğü faydaları arasında en hızlı hissettiğin şey de bu süzme işlemi sayesinde o göz kaslarındaki sürekli gerginliğin bir anda gevşemesi oluyor.

Tabii bir de olayın parlama boyutu var, ki bence en az mavi ışık kadar sinir bozucu bir durum bu. İşte burada devreye anti-refle, yani yansıma önleyici kaplamalar giriyor. Anti-refle kaplama yani şu demek: Ekrana bakarken camda oluşan o ayna etkisini ve odadaki diğer tepe lambalarının gözlük camında patlamasını yok eden sihirli bir katman. Benim o ilk aldığım ucuz gözlükte bu yoktu mesela, ekranın parlamasından gözlerimi kısmaktan alnımda derin çizgiler oluşmaya başlamıştı. Bu kaplama sayesinde o parlama ciddi anlamda azalıyor ve göz bebeğimiz ışığı ayarlamak için sürekli fazla mesai yapmak zorunda kalmıyor. Zaten iyi bir ekran koruyucu gözlük tavsiyesi ararken mutlaka ama mutlaka bu anti-refle özelliğine dikkat etmen gerekiyor.

Bazen bana oyuncu gözlüğü tavsiyesi soran arkadaşlarım oluyor, "sarı camlı mı alalım yoksa şeffaf mı?" diye takılıyorlar. Aslında o sarımsı camlar mavi ışığı çok daha agresif ve yoğun bir şekilde kesiyor. Bu yüzden rekabetçi oyunlar oynarken kontrastı artırıp gözü inanılmaz rahatlatıyorlar. Ama günlük ofis işlerinde ya da tasarım yaparken renkleri doğru görmek istiyorsan şeffaf ama filtreli kaplamalar da gayet yeterli oluyor. Belki sen de fark etmişsindir, akşamları iyi bir ekran gözlüğü taktığında sadece göz yanman geçmiyor, gece yatağa yattığında uykuya dalman bile inanılmaz kolaylaşıyor. Bütün biyoritmin yavaş yavaş kendi doğal akışına dönüyor. İnsan bir kere o rahatlığa alışınca, o çıplak ve sert ekran ışığına bir daha asla savunmasız bakmak istemiyor.

Mavi Işık Filtreli Gözlükler Nasıl Çalışır?
Mavi Işık Filtreli Gözlükler Nasıl Çalışır?

Bilgisayar Gözlüğü Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Şöyle bir düşün, saatlerce o parlayan ekrana bakıyorsun ve günün sonunda gözlerin alev alev yanıyor, değil mi? İşin aslı şu ki, o meşhur dijital göz yorgunluğu benim de geçmişte fena halde canımı okumuştu. Bir ara akşamları gözlerimi açık tutmakta o kadar zorlanıyordum ki, acaba bana uygun bir ekran koruyucu gözlük tavsiyesi veren olur mu diye internette fellik fellik arandığımı çok net hatırlarım. Belki sen de şu an tam o noktadasın, ekranın karşısında gözlerini ovuşturup duruyorsun. Piyasada tonla ekran gözlüğü var ama hangisi gerçekten işe yarıyor hiç düşündün mü?

Bak şöyle, işin en büyük sırrı cam kalitesi ve o mavi ışık engelleme yüzdesi denilen detayda bitiyor. Mavi ışık filtreli gözlük alırken camın ne kadar ışığı kestiğine mutlaka bakman lazım. Yani mavi ışık gözlüğü ne işe yarar diye merak ediyorsan, aslında o ekrandan fırlayan ve beynine "hâlâ gündüz" mesajı verip uyku düzenini altüst eden, göz pınarlarını kurutan zararlı dalgaları bir nevi süzgeçten geçiriyor. Düşünsene, çayı demlerken süzgeç kullanmazsan o çay yaprakları ağzına doluşur ve keyfin kaçar ya, işte kalitesiz bir cam da o zararlı ışıkları gözüne aynen öyle boca eder. Yüzde otuz mu, yüzde elli mi engelliyor? İhtiyacına göre buna karar vermelisin.

Tabi sadece camı seçmekle de bitmiyor bu iş. Çerçeve hafifliği inanılmaz önemli bir mevzu.

Ben ilk aldığımda sırf şekli güzel, biraz da havalı duruyor diye kalın kemik bir şey seçmiştim. Burnumun üstünde resmen ağırlık yapıyordu ve inanın bir saat sonra fırlatıp atasım geliyordu.
O yüzden uzun süre bilgisayar kullananlar için gözlük seçimi yaparken o çerçevenin varlığını yüzünde tamamen unutman lazım. Özellikle geceleri oyun oynamayı seven biriysen, aradığın oyuncu gözlüğü tavsiyesi kesinlikle kuş gibi hafif, esnek bir model olmalı. Kulaklığın altında o kalın saplar kafanı sıkıştırırsa oyun zevkin falan kalmaz, yani benden söylemesi. Aslında bilgisayar gözlüğü faydaları zaten sen o gözlüğü saatlerce rahatça takabildiğin zaman tam anlamıyla ortaya çıkıyor.

Bir de numaralı ya da numarasız lens meselesi var kafaları karıştıran. Belki zaten halihazırda miyop ya da astigmatsın. Gidip de numaralı gözlüğünün üstüne ayrı bir numarasız gözlük takamazsın, komik olur değil mi? Optikçine gidip kendi numarana uygun kaliteli bir mavi ışık filtresi ekletmen en mantıklısı. Ama gözlerin sağlamsa, sadece o yanmayı ve batmayı durdurmak istiyorsan direkt numarasız satılan göz yorgunluğuna iyi gelen gözlükler tam sana göre diyebilirim. Olay tamamen senin günlük rutinine ve gözlerinin ne kadar hassas olduğuna bağlı aslında. Ekran karşısında geçirdiğin o uzun ve yorucu saatleri bir nevi konfor alanına çevirmek, akşamları baş ağrısız uyumak senin elinde.

Bilgisayar Gözlüğü Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bilgisayar Gözlüğü Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Farklı İhtiyaçlar İçin En İyi Ekran Gözlüğü Modelleri

Şimdi, hepimiz o ekranların karşısında saatlerimizi harcıyoruz, hiç düşündün mü gözlerimiz buna nasıl dayanıyor? İşin aslı şu ki, gözlerimiz bu duruma pek alışık değil. Geçenlerde sabaha kadar bir proje üzerinde çalışıyordum, gözlerim o kadar yandı ki anlatamam. Sanki içine avuç avuç kum kaçmış gibiydi. Gözlerimi kırparken bile batıyordu. İşte tam o dönemde sağlam bir ekran gözlüğü arayışına girdim. Piyasada o kadar çok çeşit, o kadar farklı model var ki, kafam çorba oldu başlarda. Ama biraz araştırıp farklı modelleri deneyince anladım ki, herkesin ihtiyacı aslında bambaşka.

Bak şöyle düşün, bütün gün ofiste toplantıdan toplantıya koşuyorsun ya da kocaman Excel tablolarında kayboluyorsun. Böyle ciddi bir ortamda suratında sapsarı camları olan bir gözlükle dolaşmak pek mantıklı gelmiyor, değil mi? Yani patronun karşısında biraz garip, belki fazla iddialı durabilir. İşte bu noktada şeffaf camlı modeller devreye giriyor. Bu şeffaf tasarımlar, uzun süre bilgisayar kullananlar için gözlük arayan beyaz yakalıların tam anlamıyla kurtarıcısı diyebilirim. Renkleri bozmuyorlar, dışarıdan bakıldığında normal bir numaralı gözlükten hiçbir farkları yok ama o sinsi mavi ışığı hafifçe kırıyorlar. Mavi ışık gözlüğü ne işe yarar diye merak ediyorsan, aslında yaptığı şey o ekrandan yansıyan ve beynimizi uyanık tutmaya zorlayan sert ışığı yumuşatmak. Yani tıpkı güneşli, göz alan bir günde odanın tül perdesini hafifçe çekmek gibi düşün bunu. Gözlerin o kadar rahatlıyor ki inanamazsın.

Ama tabii olay sadece ofis çalışanı olmakla bitmiyor. Belki de akşamları eve gelip saatlerce oyun oynayan birisin. Düşünsene, karanlık bir odada devasa bir monitörün karşısındasın ve patlamalar, flaşlar havada uçuşuyor. Bu durumda o şeffaf camlar pek işine yaramaz. Oyuncular için özel tasarlanan sarı renkli, yani amber lensli o havalı modellere bakman lazım. Bu sarı camlar mavi ışığı bloklama konusunda çok daha agresif çalışıyor. Geçen bir arkadaşım benden oyuncu gözlüğü tavsiyesi istediğinde ona direkt bu sarı lensli olanlardan birini önermiştim. Çocuk o günden beri oyun sonrasındaki o korkunç baş ağrılarının geçtiğini söylüyor. Gerçekten de göz yorgunluğuna iyi gelen gözlükler arasında en yüksek korumayı bu amber renkli olanlar sağlıyor.

Aslında olay tamamen senin ekrana nasıl ve ne kadar baktığınla alakalı. Eğer gün içinde sürekli bir şeyler okuyor, yazıyorsan şeffaf bir mavi ışık filtreli gözlük işini fazlasıyla görecektir.

Gözlerim artık eskisi gibi kanlanmıyor, akşamları uykuya dalmam bile kolaylaştı.
diyen o kadar çok insan var ki etrafımda. Bilgisayar gözlüğü faydaları sadece göz yanmasını engellemekle kalmıyor, o lanet olası dijital göz yorgunluğu hissini de bedenimizden uzaklaştırıyor. Kendi yaşam tarzına uyan doğru bir ekran koruyucu gözlük tavsiyesi arıyorsan, önce aynaya bakıp "ben bu ekranın karşısında ne yapıyorum?" diye sorman yeterli. Gerisi zaten kendiliğinden çözülüyor.

Göz Yorgunluğunu Azaltmak İçin Ekstra İpuçları

Gözlük aldık bitti sanıyoruz ama işin aslı pek öyle değil. Ben de ilk zamanlar harika bir ekran gözlüğü aldığımda "tamam artık sabaha kadar ekrana bakabilirim" diye düşünmüştüm. Hatta hevesle taktığım o mavi ışık filtreli gözlük sayesinde gözlerimin hiç yorulmayacağına falan inanmıştım. Ama saatlerce yerimden kalkmadan çalışınca gözlerimin yine de hafiften sızladığını fark ettim. Yani, bilgisayar gözlüğü faydaları saymakla bitmez, orası kesin. Ama tek başına mucize beklemek biraz haksızlık olur, değil mi? İşin içine birkaç ufak alışkanlık katmamız gerekiyor.

Bak şöyle bir kural var, eminim sağda solda duymuşsundur: 20-20-20 kuralı. Yani şu demek; her 20 dakikada bir, 20 feet (yaklaşık 6 metre) uzağa, en az 20 saniye boyunca bakmalısın. Düşünsene, ekrana kilitlendiğimizde göz kırpmayı bile unutuyoruz aslında. Bu kural, o dijital göz yorgunluğu dediğimiz, gözlerin kuruması ve yanması hissini gerçekten hafifletiyor. Uzun süre bilgisayar kullananlar için gözlük takmak ne kadar gerekliyse, göz kaslarını böyle arada bir gevşetmek de o kadar şart. Ben telefonuma alarm kurarak alıştım buna, belki sen de denemek istersin?

Bir de şu ekran mesafesi olayı var tabii. Ekranın burnumuzun dibinde olması, gözlerimizi ekstra bir odaklanma çabasına sokuyor. Monitörle aranda en az bir kol boyu mesafe olması lazım. Ortam aydınlatması da inanılmaz önemli. Zifiri karanlık bir odada sadece parlayan bir ekrana bakmak, gözlere yapılabilecek en büyük işkencelerden biri aslında. Mavi ışık gözlüğü ne işe yarar diye soranlara hep söylerim; o zararlı ışığı kırar ama sen karanlıkta ekrana bakmaya devam edersen o zavallı gözlük tek başına ne yapsın? O yüzden odanın ışığı ekranın parlaklığıyla dengeli olmalı.

Ekrana bakarken gözlerimizin rahat etmesi, sadece taktığımız camla değil, etrafımızı nasıl aydınlattığımızla da doğrudan ilgili.

İyi bir ekran koruyucu gözlük tavsiyesi ararken, çalışma ortamının ışığını da bir gözden geçirmekte fayda var bence. Şimdi, tüm bunları yapsan bile bazen gözler kurur. Özellikle oyun oynarken ya da çok yoğun bir projeye dalmışken saatler nasıl geçiyor anlamıyoruz. Bu gibi durumlarda suni gözyaşı damlaları resmen hayat kurtarıyor. Yani bildiğin eczaneden alabileceğin, gözü sadece nemlendirmeye yarayan o basit damlalar. Göz yorgunluğuna iyi gelen gözlükler kullanırken cebinde ya da masanda bir tane damla bulundurmak hiç fena fikir değil. Hele bir de oyun tutkunuysan, iyi bir oyuncu gözlüğü tavsiyesi araştırırken mutlaka gözlerini nasıl nemli tutacağını da planlamalısın. Hiç düşündün mü, gözlerimiz gün boyu bizim için ne kadar mesai harcıyor? Onlara biraz daha nazik davranmak, sadece bir çerçeve takmaktan biraz daha fazlasını gerektiriyor aslında.

Etiketler:

#Göz Sağlığı
#Mavi Işık
#Ekran Yorgunluğu
#Bilgisayar Gözlüğü
#Dijital Sağlık

Haberdar Olun

Pazarlama e-postaları almayı kabul ediyorsunuz