Göz Sağlığı
14 dk okuma

Gözlük Reçetesi Nasıl Okunur? En Kolay Anlama Rehberi

Gözlük reçetenizdeki OD, OS, SPH ve CYL gibi karmaşık terimlerin ne anlama geldiğini öğrenin. Gözlük numaranızı kolayca anlamak için rehberimizi inceleyin.

Yazan: Umaiz Ekibi
Gözlük Reçetesi Nasıl Okunur? En Kolay Anlama Rehberi

Gözlük Reçetesindeki Temel Kısaltmalar (OD, OS, OU)

Göz doktorunun koltuğundan kalkıp elindeki o minik kağıt parçasına boş boş baktığın anı çok iyi biliyorum. Benim de başıma geldi yıllar önce. İlk defa gözlük alacağım zaman o kağıda bakıp, doktor bana gizli bir şifre mi verdi acaba diye düşünmüştüm. Gözlük reçetesi nasıl okunur diye internette saatlerce dolanmıştım mecburen. Aslında o kadar da korkutucu bir şey değilmiş. Sadece doktorlar bazen işleri biraz havalı göstermeyi seviyor, hepsi bu. Reçeteye ilk baktığında o karmaşık harflerin seni korkutmasına izin verme. İşin aslı şu ki, o gördüğün kısaltmaların çoğu Latince kelimelerin baş harflerinden ibaret.

Şimdi, reçeteni eline al ve o en baştaki harflere bir bak. Gözlük reçetesindeki kısaltmalar arasında en sık göreceğin üçlü OD, OS ve OU harfleridir. OD, "Oculus Dexter" demek. Yani bildiğimiz sağ göz. OS ise "Oculus Sinister" anlamına geliyor, bu da sol göz demek. Bir de bazen OU görürsün, o da "Oculus Uterque" yani her iki göz anlamına geliyor. Od os ou anlamı aslında sadece sağını solunu bilmekten ibaret. Düşünsene, koskoca Latince kelimeleri alt tarafı sağ ve sol demek için kullanıyoruz. Bazen reçetelerde doğrudan Türkçe olarak "Sağ" ve "Sol" da yazabiliyor ama o havalı Latince kısaltmaları gördüğünde artık ne anlama geldiğini şıp diye anlayacaksın değil mi?

Sağ ve sol gözünün satırlarını bulduktan sonra gözlük numarası anlama işi çok daha kolaylaşıyor aslında. Tabii o satırların devamında bir sürü başka rakam ve terim var. Belki içinden sph cyl axis ne demek diye geçiriyorsun şu an. Onlar da gözündeki kusurun türünü ve derecesini anlatıyor. SPH, küresel değer demek, yani uzağı ya da yakını net göremediğin o miyop hipermetrop reçete okuma kısmının tam kalbi burası. CYL ve AXIS kısımları ise gözünde astigmat varsa devreye giriyor. Yani astigmat reçete değerleri o kutucuklara yazılıyor. Eğer gözünün şekli tam bir basketbol topu gibi yuvarlak değil de biraz Amerikan futbolu topu gibi basıksa, doktorun o CYL kısmına bir şeyler karalıyor demektir.

"Gözlük reçetesindeki o gizemli harfler, aslında dünyaya yeniden net bakabilmen için sana verilmiş minik bir haritadan başka bir şey değil."

Ya da belki de evde otururken internetten o çok beğendiğin çerçeveyi sipariş etmek istiyorsun. Günümüzde online gözlük siparişi reçete bilgilerini sisteme kendin girmeni gerektiriyor çoğunlukla. Bak şöyle yapacaksın, önce sağ göz (OD) satırındaki değerleri ilgili kutucuklara gireceksin, sonra sol göz (OS) değerlerini. Sistemin senden isteyeceği bir diğer şey de gözlük reçetesi pd mesafesi olacak muhtemelen. PD, iki göz bebeğinin tam ortası arasındaki mesafe demek. Yani gözlük camının odak noktasının tam senin göz bebeğine denk gelmesi için ölçülen o sihirli uzunluk. Reçeteni okurken bu temel kısaltmaları çözdüğünde, o kağıdın senin gözlerinin çok basit bir kullanım kılavuzu olduğunu fark ediyorsun.

Reçetedeki Rakamlar ve Terimler Ne İfade Eder? (SPH, CYL, AXIS)

Göz doktorundan çıkıp elindeki o minik kağıt parçasına bakarken aklından geçenleri tahmin edebiliyorum. İnsan o an gerçekten gözlük reçetesi nasıl okunur diye kara kara düşünüyor, değil mi? Kağıdın üzerinde bir sürü anlamsız kısaltma, artı eksi işaretleri falan var. İşin aslı şu ki, o gözlük reçetesindeki kısaltmalar aslında senin dünyayı nasıl gördüğünün matematiksel bir özeti. Yani korkacak bir şey yok. Reçeteye ilk baktığında muhtemelen OD, OS ya da bazen OU gibi harfler görürsün. Bunlar Latince sağ göz, sol göz ve her iki göz anlamına gelen kelimelerin baş harfleri. Yani od os ou anlamı aslında sadece hangi gözünden bahsettiğimizi gösteren basit bir yer bildirimi. Sadece doktorların aralarında kullandığı havalı bir dil diyelim.

Şimdi asıl meseleye, yani numaralara gelelim. O kağıttaki en önemli sütunlardan biri SPH, yani sferik değeridir. Gözlük numarası anlama işinin temeli aslında bu sütunda yatıyor. SPH, gözünün ne kadar miyop ya da hipermetrop olduğunu gösterir. Bak şöyle anlatayım, eğer bu değerin önünde eksi (-) işareti varsa uzağı göremiyorsun demektir, yani miyopsun. Artı (+) işareti varsa da yakını net göremiyorsun, yani hipermetropsun. Miyop hipermetrop reçete okuma mantığı tamamen bu artı ve eksilere dayanıyor aslında. Benim ilk gözlük aldığım zamanları hatırlıyorum da, reçetemde -2.50 yazıyordu ve ben bunun ne anlama geldiğini günlerce internette aramıştım. Düşünsene, eksi numara görünce gözüm geriye doğru küçülüyor falan sanmıştım. Halbuki sadece uzağı bulanık gördüğümü tescilliyormuş.

Belki senin reçetende sadece SPH yoktur, hemen yanında CYL ve AXIS diye iki garip kelime daha vardır. Hiç düşündün mü sph cyl axis ne demek diye? Eğer bu kısımlar doluysa, aramıza hoş geldin, sende de biraz astigmat var demektir. CYL, yani silindirik değer, gözündeki astigmatın derecesini gösterir. Astigmat reçete değerleri genellikle gözün tam yuvarlak değil de biraz yumurta gibi olmasından kaynaklanır. Yani şu demek, ışık gözüne girdiğinde tek bir noktada toplanamıyor ve her şey biraz gölgeli ya da sündürülmüş gibi görünüyor. AXIS, yani aks ise bu yumurtalaşmanın, yani eğriliğin gözünde hangi açıda durduğunu söyler bize. 0 ile 180 arasında bir açıdır bu. Gözlüğünün camı kesilirken o astigmat düzeltmesinin tam olarak hangi açıya yerleştirileceğini gösterir. Bu üçlü aslında ayrılmaz bir takım gibidir.

Tabi bir de kağıdın köşesinde kıyısında PD diye bir şey yazar. Gözlük reçetesi pd mesafesi, iki göz bebeğin arasındaki uzaklığın milimetre cinsinden ölçüsüdür. Özellikle son yıllarda online gözlük siparişi reçete bilgileri girilerek çok sık yapılıyor ya, işte o siparişi verirken bu PD mesafesi hayati bir önem taşıyor. Çünkü gözlüğün odak noktasının tam senin göz bebeklerine denk gelmesi lazım, yoksa o taktığın camlar baş ağrısından başka bir işe yaramaz.

Gözlük camının numarası ne kadar doğru olursa olsun, odak noktası yanlışsa o gözlük çöp olur.
Bazen doktorlar bunu reçeteye yazmayı unutabiliyor, öyle bir durumda optikçiye gittiğinde makineyle hemen ölçüveriyorlar gerçi ama internetten alacaksan bunu mutlaka bilmen gerek. Yani aslında o bir avuç dolusu rakam ve harf, senin dünyayı cam gibi net görmen için yazılmış gizli bir şifre. Sadece biraz dikkatli bakıp neyin ne olduğunu çözmek yetiyor.

Reçetedeki Rakamlar ve Terimler Ne İfade Eder? (SPH, CYL, AXIS)
Reçetedeki Rakamlar ve Terimler Ne İfade Eder? (SPH, CYL, AXIS)

Yakın Görüş ve Ekstra Özellikler (ADD ve Prizma)

Şimdi, o elindeki karmaşık kağıda bakıp gözlük reçetesi nasıl okunur diye kara kara düşünürken, muhtemelen alt kısımlarda ADD diye bir kutucuk gözüne çarpmıştır. Belki de boştur orası, yani yaşın henüz gençse genelde o kısım boş bırakılır. Ama kırklı yaşları geçtiysen, işler biraz değişiyor. İşin aslı şu ki, yaşımız ilerledikçe göz merceğimiz o eski esnekliğini kaybediyor ve yakını net görmek tam bir eziyete dönüşüyor. Tıpta buna presbiyopi diyorlar ama biz aramızda kısaca yaşa bağlı yakını görememe diyelim gitsin. İşte o ADD, yani adisyon değeri, senin yakın okuma gözlüğüne ne kadar ekstra güce ihtiyacın olduğunu söylüyor. Geçenlerde babamın reçetesini inceliyorduk, adamcağız restoranda menüyü okuyabilmek için telefonu burnundan yarım metre uzağa tutuyordu. Reçetesine bir baktım, ADD kısmına +2.00 yazmış doktor. Yani uzağı görmek için kullandığı numaraya, yakını da net görebilsin diye +2.00 numara daha eklenmesi gerekiyor. Gözlük numarası anlama süreci aslında böyle küçük yapboz parçalarını birleştirmekten ibaret.

Sen de hiç düşündün mü, bazı insanların gözlük camlarının alt kısmında neden küçük bir pencere gibi ayrı bir alan olur? İşte o bifokal, yani iki odaklı camlar tam olarak bu ADD değeri sayesinde üretiliyor. Günümüzde gerçi o çizgili camlar pek kalmadı, artık progresif dediğimiz, numaraların yukarıdan aşağıya yumuşak bir şekilde değiştiği camlar var. Gözlük reçetesindeki kısaltmalar arasında bence en hayat kurtaranı bu ADD olabilir. Miyop hipermetrop reçete okuma işini çözdükten sonra, eğer reçetende bir adisyon değeri varsa, gözlükçüne gidip "bana progresif bir cam lazım" diyebilirsin. Sağ ve sol göz için, hani şu meşhur od os ou anlamı var ya, o terimlerin hizasında bu ADD değeri genelde her iki göz için de tamamen aynı olur. Farklı olması çok nadir bir durumdur, aklında bulunsun.

Bak şöyle bir durum daha var, reçetenin en sağında kıyıda köşede kalmış bir Prizma (Prism) değeri görebilirsin. Bu öyle herkeste olan bir şey değil. Astigmat reçete değerleri gibi sık rastlanan bir durum hiç değil aslında. Prizma, göz kaslarındaki dengesizlikleri veya gizli şaşılık dediğimiz durumları düzeltmek için kullanılıyor. Yani şu demek; diyelim ki sağ gözün tam karşıya bakarken sol gözün hafifçe içeri veya dışarı kaymaya meyilli. Bu durum insanda felaket bir baş ağrısı ve çift görme yapar, değil mi? İşte doktor reçeteye prizma değeri ekleyerek, ışığın gözüne girerken hafifçe bükülmesini ve iki gözünün de aynı noktaya odaklanmış gibi hissetmesini sağlıyor. Göz kaslarını bir nevi kandırarak rahatlatıyor da diyebiliriz.

Doktorun o küçücük kağıda yazdığı birkaç rakam, aslında dünyayı nasıl algıladığımızı baştan aşağı değiştiriyor. Bazen sadece bir prizma değeri eklenmesiyle yıllardır süren migren ağrılarından kurtulan insanlar biliyorum.

Tabii bütün bu değerleri doğru okumak yetmiyor. Diyelim ki sph cyl axis ne demek hepsini yalayıp yuttun, uzak yakın her şeyi harika anladın. Heveslendin, internetten çok beğendiğin o çerçeveyi alacaksın. Online gözlük siparişi reçete bilgilerinle birebir eşleşmek zorunda. Ama burada çok kritik bir detay devreye giriyor: gözlük reçetesi pd mesafesi. Yani iki gözbebeğinin arasındaki mesafe. Bu mesafe doğru ölçülmezse, o harika progresif veya prizmalı camların odak noktası senin gözbebeğine denk gelmez ve taktığında dünyayı yamuk yumuk görürsün. İnternetten sipariş verirken bu pd mesafesi genelde reçetede yazmıyorsa işin biraz zorlaşıyor, gidip bir optikçide ölçtürmen gerekebilir. Gözlük camının odağı ile senin gözünün odağı milimetrik olarak tutuşmalı. Yoksa o kadar para verip aldığın camlar, baş dönmesinden başka hiçbir işe yaramaz.

Reçetenizle Gözlük Alırken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Şimdi, o elindeki kağıttaki hiyeroglifleri çözdük sayılır. Gözlük reçetesi nasıl okunur meselesini hallettiğimize göre sıra geldi en eğlenceli ama bir o kadar da kafa karıştırıcı kısma. Gözlük seçimi! Gözlük numarası anlama işi sadece kağıt üzerinde bitmiyor aslında. Optikçiye gittiğinde ya da evde pijamalarınla oturup online gözlük siparişi reçete bilgilerini sisteme girerken bu numaralar hayat kurtaracak.

Bak şöyle düşün, o kağıtta yazanlar senin yeni çerçevenin kaderini belirliyor. Gözlük reçetesindeki kısaltmalar boşuna yazılmıyor oraya. Mesela sph cyl axis ne demek diye saatlerce düşündük ya hani, işte o değerler camın ne kadar kalın veya kavisli olacağını söylüyor. Yani numaran yüksekse, o incecik zarif metal çerçeveler pek de iyi bir fikir olmayabilir. Miyop hipermetrop reçete okuma kısmında eğer o "SPH" değerinin önünde eksi varsa ve rakam büyükse camın kenarları epey kalın olacak demektir. Yani şu demek, ortası ince ama kenarları şişkin bir cam hayal et. Astigmat reçete değerleri işin içine girince camın belli bir açıyla özel olarak kesilmesi falan gerekiyor. Od os ou anlamı da sağ göz, sol göz ve her iki göz demekti hatırlarsan, yani hangi camın çerçevenin neresine takılacağını bu sayede biliyor optisyenler.

İşin aslı şu ki, benim de başıma geldi yıllar önce. İnternetten çok havalı, kalın kemik bir çerçeve bulmuştum. Siparişi verdim, heyecanla kargoyu açtım, gözlüğü bir taktım... Aman Allah'ım, başım nasıl dönüyor anlatamam! Gittim bizim mahalledeki optikçiye, adam bana "senin gözlük reçetesi pd mesafesi yanlış girilmiş" dedi. PD dediğimiz şey, iki göz bebeğimizin arasındaki milimetrik mesafe. Yani şu demek, gözlük camının tam odak noktası senin göz bebeğine denk gelmeli. Düşünsene, camın en net gösteren yeri senin gözünün hizasında değil de biraz sağında veya solunda kalmış. Nasıl net görebilirsin ki? Mümkün değil. Bu yüzden özellikle online siparişlerde bu PD mesafesine ekstra dikkat etmen lazım, yoksa o güzelim gözlük burnunun üstünde sadece baş ağrıtan bir süs eşyası olarak kalır.

Hiç düşündün mü, o elindeki reçetenin de bir son kullanma tarihi var aslında? Değil mi, sonuçta vücudumuz sürekli değişiyor. Genelde doktorlar bu kağıtların bir yıl kadar geçerli olduğunu söylerler. Yani çekmecede unuttuğun iki yıllık reçeteyle gidip yepyeni bir gözlük yaptırmaya kalkma sakın. Göz numaraların o arada değişmiş olabilir, boşuna para harcamış olursun. Belki de en iyisi, numaralarına uygun bir çerçeve seçerken işi bilen birinin tavsiyesini dinlemektir.

Gözlük sadece yüzümüzde taşıdığımız bir aksesuar değil, dünyayı nasıl gördüğümüzü, detayları nasıl algıladığımızı belirleyen en önemli aracımızdır.

O yüzden sırf vitrinde çok beğendin diye numarana hiç uymayacak, camları yanlardan dışarı taşıracak bir çerçevede ısrar etmemek en mantıklısı. Kendi numaralarına hakim, neyin ne olduğunu bilen bilinçli biri olarak mağazaya adım attığında zaten ne istediğini çok daha iyi bileceksin. Her şey o elindeki küçük kağıt parçasını anlamakla başlıyor aslında.

Reçetenizle Gözlük Alırken Dikkat Etmeniz Gerekenler
Reçetenizle Gözlük Alırken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Etiketler:

#Gözlük Reçetesi
#Göz Sağlığı
#Astigmat
#Miyop
#Optik

Haberdar Olun

Pazarlama e-postaları almayı kabul ediyorsunuz