Gözlük Çerçevenize Göre Doğru Makyajı Seçmek
Sabah uyanıp o gözlüğü taktığımızda yüzümüzün bütün havası değişiyor, değil mi? Yani aslında gözlük sadece bir ihtiyaç değil, bayağı bayağı yüzümüzün en büyük aksesuarı. Bak şöyle düşün, o çerçeveler yüzünün tam ortasında duruyor. Hal böyle olunca gözlük çerçevesine göre makyaj yapmak gerçekten hayat kurtarıyor. Benim de üniversite yıllarımda başıma gelmişti; kapkalın siyah çerçevelerim vardı ve inatla simsiyah, kalın kuyruklu bir eyeliner çekiyordum. Sonuç? Gözlerim çerçevenin içinde adeta kayboluyordu, resmen pandaya benziyordum! İşin aslı şu ki, optik gözlükle makyaj yaparken biraz stratejik davranmak gerekiyor.
Eğer sen de benim o dönemki halim gibi iddialı çerçeveler seviyorsan, kalın çerçeveli gözlük makyajı için altın kuralımız kesinlikle denge olmalı. Çerçeve zaten ben buradayım diye avaz avaz bağırıyor. O yüzden gözlerde farı, kalemi biraz daha sakin, belki uçuk toprak tonlarında tutmak en iyisi. Ama dudaklar? İşte orada tamamen özgürsün! Kırmızı, bordo, canlı pembe... Rujunu sür ve çık. Peki ya incecik, o zarif metal çerçeveler kullanıyorsan? O zaman sahne senin gözlerinin. Belirgin bir eyeliner, dumanlı bir göz makyajı... İnce çerçeveler bunların hepsini kaldırır. Bazen arkadaşlarım soruyor, gözlükle göz makyajı nasıl yapılır, çok mu zor diye. Aslında hiç değil, sadece çerçevenin sana verdiği alanı doğru kullanman lazım.
Bir de şu camların azizliği var tabii. Hiç düşündün mü, bazı camlar gözleri kocaman yaparken bazıları küçücük bırakıyor?
Miyop camlar gözleri olduğundan küçük gösterir, hipermetrop camlar ise mercek etkisiyle büyütür. Yani şu demek oluyor; eğer uzağı göremiyorsan ve camların gözlerini küçültüyorsa, göz içine beyaz veya ten rengi kalem çekerek o alanı genişletmelisin. Açık renk farlar senin en yakın arkadaşın olmalı. Ama yakını göremiyorsan, camlar zaten gözlerini büyüteceği için koyu renk farları ve belirgin eyeliner çizgilerini çok daha rahatça kullanabilirsin. Gözlükle makyaj yapımı aslında tamamen bu illüzyonları yönetmekten ibaret.
Tabii iş sadece gözle bitmiyor. O burun kemiğinde kalan sinir bozucu izler yok mu? Düşünsene, harika görünüyorsun ama gözlüğünü bir çıkarıyorsun, burnunun iki yanında fondöten tamamen silinmiş. Bu yüzden gözlük izi yapmayan fondöten arayışı hepimizin ortak derdi. Gözlüğün buruna değdiği yerlere transparan pudra ile sabitleme yapmak ya da çok ince yapılı ten ürünleri kullanmak, gözlük kullananlar için güzellik sırları arasında her zaman liste başıdır.
Makyajı hallettik diyelim, peki ya saçlar? Çerçeve rengin, makyajın ve saçın aslında ayrılmaz bir üçlü. Gözlük ve saç uyumu yakalandığında o kadar havalı duruyor ki anlatamam. Mesela o bahsettiğim kalın çerçevelerle dağınık bir topuz ya da kısa kesimler harika duruyor. Gözlüklü kadınlar için saç modelleri ararken yüz hatlarını ve çerçevenin ağırlığını dengeleyecek kesimlere yönelmek her zaman işe yarıyor. Belki bir gün kuaför koltuğunda gözlüğünle oturup, buna uygun bir kesim yapalım demenin vakti gelmiştir, ne dersin?
Gözlükle Uyumlu ve Pratik Saç Modelleri
Gözlük taktığımız o ilk günleri hatırlıyor musun? Ben lisedeyken kemik çerçeveli, kocaman bir gözlük almıştım ve o dönemki gür, aslan yelesi saçlarımla resmen yüzüm kaybolmuştu. Aynaya baktığımda sadece bir yığın saç ve koca bir çerçeve görüyordum. İşin aslı şu ki, gözlük ve saç uyumu gerçekten de sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Yani, yüzümüzün tam ortasında duran o dikkat çekici aksesuarı saçımızla dengelemek zorundayız. Düşünsene, sabah kalkmışsın, harika bir dağınık topuz yapmışsın ama o gözlüğü taktığın an bütün o çabasız şıklık bir anda darmadağın oluyor. Peki, bu dengeyi tam olarak nasıl kuracağız?
Bak şöyle anlatayım, mesele tamamen yüzdeki hacim dengesini ayarlamakta bitiyor. Eğer çerçevelerin zaten çok iddialıysa, mesela o çok sevdiğimiz kalın çerçeveli gözlük makyajı ile uyumlu bir saç arıyorsan, saçlarını biraz daha yatıştırmak iyi bir fikir olabilir. Yüz hatlarını yumuşatmak için saçın hacmini biraz arkaya doğru vermek ya da hafifçe kulak arkasına sıkıştırmak harikalar yaratıyor. Optik gözlükle makyaj yaparken nasıl abartıdan kaçıyorsak, saçta da o çerçeveyi boğmayacak, yüzü kapatmayacak bir stil seçmeliyiz. Yoksa yüzümüz o çerçevenin altında ezilip gidiyor, değil mi?
Kakül konusu ise tam bir mayın tarlası, benim de başıma geldiği için çok iyi biliyorum. Kakül kestirdiğinde gözlüğün üst kısmıyla saçının ucu birbirine değiyorsa, o görüntü insanı biraz yoruyor aslında. Bunun yerine perçem dediğimiz, yani yüzün iki yanına dökülen daha uzun ve yumuşak kesimler çok daha havalı duruyor. Kısa saç modelleri ise tam bir kurtarıcı. Özellikle pixie kesim ya da küt bob modelleri, yüzü o kadar güzel açıyor ki, çerçevenin o ağırlığı bir anda modern bir dokunuşa dönüşüyor. Gözlüklü kadınlar için saç modelleri arasında kısa saçın yeri bence hep ayrı, belki de o kattığı entelektüel havayı çok sevdiğimdendir.
Şimdi, günlük hayatta en çok kullandığımız o pratik at kuyruğu ve dağınık topuzlara gelelim. Saçını tepeden sımsıkı topladığında yüzün tamamen ortaya çıkıyor. İşte tam bu noktada gözlük çerçevesine göre makyaj devreye giriyor. Saçın geriye çekilmişken gözlüğün arkasından bakan gözlerinin biraz belirgin olması lazım. Gözlükle göz makyajı nasıl yapılır diye kara kara düşünmene gerek yok; hafif bir maskara ve belki incecik bir eyeliner yeter de artar bile. Tabi saçını topladığında yüzünde beliren o geniş alanda cildin kusursuz görünmesini istersin. Tam burnunun üzerinde o sinir bozucu izler olmasın diye gözlük izi yapmayan fondöten kullanmak, gözlük kullananlar için güzellik sırları listemin hep en başında yer alıyor. Saçını dağınık topuz yaptığında ise, yüzünün yanlarından sarkan o birkaç tutam saç, çerçevenin sertliğini anında kırıp çok tatlı bir romantiklik katıyor.
Gözlük takmak yüzümüzü saklamak değil, aksine stilimizi çerçevelemektir.
Aslında tüm mesele kendini aynada nasıl iyi hissettiğinle alakalı. Gözlükle makyaj yapımı veya saçını nasıl şekillendirdiğin, sadece senin o günkü modunu yansıtan küçük detaylar. Bazen saçımı sadece bir mandal tokayla gelişigüzel tutturup çıkıyorum, bazen de saatlerce ayna karşısında uğraşıyorum. Önemli olan o çerçevenin arkasından dünyaya bakarken kendini gerçekten güzel ve rahat hissetmen.
Ten Makyajı ve Gözlük İzlerini Önleme Yolları
Düşünsene, sabah kalkmışsın, aynanın karşısında harika bir ten makyajı yapmışsın. Sonra gözlüğünü takıp dışarı çıkıyorsun. Gün içinde bir kahve molasında gözlüğünü şöyle bir çıkarıyorsun ve o da ne? Burnunun tam ortasında, kemiğin üzerinde iki tane fondötensiz, kıpkırmızı iz! Hiç başına geldi mi? Benim eskiden sürekli başıma gelirdi. Hatta o izleri parmağımla dağıtmaya çalışırken bütün makyajımı çamura çevirdiğim günleri bilirim. İşin aslı şu ki, optik gözlükle makyaj yapmak biraz strateji istiyor. Gözlük kullananların en büyük derdi olan bu izlerle başa çıkmak aslında birkaç ufak taktikle mümkün.
Şimdi, piyasada gözlük izi yapmayan fondöten diye satılan mucizevi şeyler arıyor olabilirsin. Belki tamamen iz yapmayan sihirli bir ürün yok ama kalıcı ve mat bitişli fondötenler seçerek bu sorunu neredeyse sıfıra indirebiliriz. Islak bitişli, cildinde kayan ürünler yerine cilde tutunan mat ürünleri tercih etmelisin. Bak şöyle, fondöteni sürdükten sonra o burun kemiği kısmına mutlaka transparan pudra geçmen gerekiyor. Transparan pudra yani şu demek; yüzüne ekstra bir renk veya katman katmayan, sadece o bölgedeki ıslaklığı emip makyajı oraya zamk gibi yapıştıran şeffaf bir toz düşün. Pudrayı sürdükten sonra da iyi bir sabitleyici sprey sıkarsan, o gözlük pedleri burnunda kaymaz. Gözlük kullananlar için güzellik sırları arasında bence en hayat kurtarıcı adım bu pudra ve sprey ikilisidir.
Gözlüğün burnuna değdiği noktalara fondöten sürmemeyi bile deneyebilirsin, inanamayacağın kadar işe yarıyor!
Bir de şu göz altı meselesi var, değil mi? Gözlük camları ışığı öyle bir yansıtıyor ki, en ufak bir yorgunluk veya göz altı morluğu olduğundan on kat daha belirgin görünüyor. Gözlükle göz makyajı nasıl yapılır diye araştırırken genellikle farlara odaklanıyoruz ama asıl olay kapatıcıda, yani concealer kullanımında bitiyor. Kapatıcıyı sadece o mor çizginin üzerine sürüp bırakmamak lazım. Biraz daha aşağıya, yanaklarına doğru hafifçe yayarak aydınlık bir üçgen yaratmalısın. Özellikle kalın çerçeveli gözlük makyajı yapıyorsan bu adım çok daha kritik. Çünkü kalın çerçeveler göz altlarına ekstra gölge düşürüyor. O gölgeyi kırmak için göz altlarının ışıl ışıl olması şart.
Tabii her şey sadece ten makyajıyla bitmiyor aslında. Yüzümüz bir bütün. Gözlük çerçevesine göre makyaj yaparken saçlarının duruşu bile o çerçevenin yüzündeki ağırlığını değiştiriyor. Gözlük ve saç uyumu yakalandığında o aydınlık makyaj kendini çok daha iyi gösteriyor. Yani, yüzünü çok kapatan kahküller yerine yüzünü açan, ferah gözlüklü kadınlar için saç modelleri tercih ettiğinde, yaptığın o özenli ten makyajı da çerçevelerin arkasında kaybolup gitmiyor. Gözlükle makyaj yapımı gözünü korkutmasın, sadece yüzünün neresine ışık vereceğini ve neresini sabitleyeceğini bilmen yeterli. Zaten birkaç denemeden sonra elin o kadar alışıyor ki, aynaya bile bakmadan o burun kemiğindeki pudra ayarını tutturabiliyorsun.

Günlük ve Gece Şıklığı İçin Kombin Önerileri
Şimdi, sabah kalktın ve ofise ya da kahve içmeye gideceksin, değil mi? Günlük koşturmaca içinde hepimiz pratik ama havalı görünmek istiyoruz. Gündüzleri o doğal ve taze görünümü yakalamak aslında hiç zor değil. Dağınık bir topuz ya da ensede gevşekçe toplanmış bir atkuyruğu, gözlüklü kadınlar için saç modelleri arasında her zaman kurtarıcımdır. Saçlarını böyle rahat bıraktığında, gözlük ve saç uyumu o kadar zahmetsiz bir şıklık yaratıyor ki inanamazsın. Tabii makyaj kısmında işin sırrı ten makyajında bitiyor. Bütün gün o çerçevenin burnuna yapacağı baskıyı hiç düşündün mü? Burnunun üzerinde o sinir bozucu fondöten birikmesini engellemek için pudrayla sabitleme işlemi, yani "baking" tekniği hayat kurtarır. Yani şu demek, süngerle biraz transparan pudrayı alıp gözlüğün değdiği o burun kemiğine bolca tamponluyorsun ve birkaç dakika bekleyip süpürüyorsun. Böylece kendine harika bir gözlük izi yapmayan fondöten bazı hazırlamış oluyorsun.
Benim de başıma çok geldi; eskiden ne zaman o çok sevdiğim kemik gözlüğümü taksam, yüzümde bir karmaşa var gibi hissederdim. İşin aslı şu ki, kalın çerçeveli gözlük makyajı yaparken dudakları ya da yanakları biraz daha yumuşak tonlarda tutmak gerekiyor. Belki hafif şeftali tonlarında bir allık ve dudak rengi bir parlatıcı işini fazlasıyla görür. Zaten çerçeven yeterince dikkat çekici, o yüzden yüzünü bir boya paletine çevirmeye gerek yok. Kendi yüz hatlarına ve gözlük çerçevesine göre makyaj yapmayı çözdüğünde, aynadaki o ifadeye sen bile şaşıracaksın. Bak şöyle düşün, çerçevenin rengi sıcak tonlardaysa makyajında da o sıcaklığı devam ettirmek harika bir bütünlük sağlıyor.
Peki ya gözler? Gözlükle göz makyajı nasıl yapılır diye kara kara düşünenlerdensen, sana harika bir tüyo vereyim. Göz kapağına sadece açık renk, aydınlık veren bir far sürüp kirpik diplerini hafifçe koyulaştırmak bakışlarını anında derinleştirir. Buna makyaj dünyasında "tightlining" diyorlar, yani şu demek; siyah ya da kahverengi bir göz kalemini kirpiklerinin üstünden değil de tam içinden, o ıslak kısımdan sürüyorsun. Düşünsene, hem far fırçalarıyla saatlerce uğraşmıyorsun hem de gözlerin o camların arkasından "buradayım" diye bağırıyor. Gözlükle makyaj yapımı aslında tamamen bu küçük illüzyonlardan ibaret. Hele ki optik gözlükle makyaj yapıyorsan, camların gözlerini olduğundan büyük ya da küçük gösterme ihtimaline karşı maskaranı bolca sürmekten asla çekinme.
Gelelim gece davetlerine ya da o şık akşam yemeklerine. Gece şıklığında biraz daha iddialı olmayı kim sevmez ki? Gözlüğün var diye o kırmızı ruju süremeyeceğini ya da dumanlı göz makyajı yapamayacağını sanıyorsan çok yanılıyorsun. Sadece dengeyi iyi kurmak lazım. Eğer o gece "smokey eye" yani dumanlı ve koyu renkli bir göz makyajı yapacaksan, saçlarını geriye doğru sımsıkı tarayıp at kuyruğu yapabilirsin. Böylece yüzün açılır, gözlüğün ve makyajın birbirini boğmaz. Ya da tam tersi, gözlerine sadece ince bir eyeliner çekip dudaklarına o en sevdiğin çarpıcı kırmızı ruju sür.
Gözlük takmak, tarzını saklamak değil, aksine ona yeni bir karakter katmaktır.Bu aslında gözlük kullananlar için güzellik sırları arasında en sevdiğim kuraldır. Dikkati dudaklarına çektiğinde, gözlüğün sadece şık bir aksesuar gibi kalır ve gece boyunca o havalı duruşundan hiçbir şey kaybetmezsin.
Yani anlayacağın, o camların arkasından dünyaya bakarken kendi imzanı yaratmak tamamen senin elinde. Belki yarın sabah aynanın karşısına geçtiğinde saçlarını hafifçe dalgalandırıp, bugüne kadar o çerçeveyle hiç denemediğin renkte bir far sürersin. Kendi kişisel tarzını o çok sevdiğin gözlüğünle bütünleştirdiğinde, dışarıya yaydığın o özgüvenli enerji her şeyden daha güzel görünecek. Aynadaki o eşsiz kadınla tanışmanın tam vakti, sence de öyle değil mi?

