Moda & Aksesuar
13 dk okuma

İnce ve Kalın Gözlük Çerçevesi Seçimi: Tarz Rehberi

Yüz tipinize ve stilinize en uygun gözlük çerçevesini mi arıyorsunuz? Kalın ve ince gözlük çerçevesi seçimi ile tarzınızı yansıtacak ipuçlarını keşfedin.

Yazan: Umaiz Ekibi
İnce ve Kalın Gözlük Çerçevesi Seçimi: Tarz Rehberi

İnce ve Kalın Çerçevelerin Tarzınıza Etkisi

Düşünsene, biriyle tanıştığında ilk nereye bakıyorsun? Tabii ki gözlerine. Yani aslında doğrudan gözlüğüne bakmış oluyorlar. İşin aslı şu ki, taktığın o çerçeve senin hakkında sen daha ağzını açmadan bir sürü şey söylüyor. Eskiden sadece daha iyi görmek için taktığımız o mecburi aletler, şimdi kişisel stilimizin en önemli parçası oldu, değil mi? Doğru bir gözlük çerçevesi seçimi yapmak, bazen kıyafet seçmekten bile daha kritik olabiliyor. Çünkü o çerçeve tam yüzünün ortasında duruyor ve ilk izlenimi saniyeler içinde belirliyor.

Bak şöyle anlatayım, kalın gözlük çerçevesi tarzı denilince akla hemen iddialı ve baskın bir duruş geliyor. O kalın asetat, yani bildiğimiz adıyla kemik çerçeveler, yüze anında bir karakter katıyor. Benim de başıma geldi aslında; üniversite yıllarında sırf değişiklik olsun diye simsiyah, kalın bir çerçeve almıştım. Taktığım ilk gün herkes "vay canına, ne kadar entelektüel olmuşsun" demeye başladı. Halbuki sadece çerçeveyi değiştirmiştim! Kalın çerçeveler tam olarak böyle çalışıyor işte. Kıyafetin ne kadar sade olursa olsun, kemik gözlük kombinleri ile aniden dikkat çekici bir hava yakalayabiliyorsun. Trend gözlük çerçeveleri arasına baktığında da hep o cesur, kalın hatlı modelleri görüyorsun zaten. Ama tabii bunu taşımak biraz özgüven istiyor.

Şimdi işin bir de diğer tarafı var. İnce gözlük çerçevesi modelleri... Onlar çok daha zarif, çok daha fısıltıyla konuşan tasarımlar. Belki o gün yüzünün güzelliğini, makyajını ya da sadece kendi doğal halini ön plana çıkarmak istiyorsun. İşte o zaman metal çerçeve gözlük stili devreye giriyor. Bu incecik tasarımlar, minimalist gözlük önerileri arayanlar için adeta bir kurtarıcı. Minimalist derken neyi kastediyorum? Yani "buradayım" diye bağırmayan, sade, kalabalıktan uzak ve sadece işini yapan tasarımlar. Yüzünü kapatmıyor, sadece tatlı bir dokunuş yapıyor. Bazen sadece ince altın rengi bir tel çerçeve takıyorsun ve bütün havan değişiyor.

Yüz tipine göre gözlük seçimi yapmak hepimizin kafasını karıştıran bir mevzu aslında. Hangi çerçeve bana uyar diye saatlerce aynanın karşısında dikildiğini biliyorum. Hiç düşündün mü, belki de mesele sadece yüzünün yuvarlak veya köşeli olması değildir?

Gözlük seçerken asıl sorman gereken soru 'Ben bugün dünyaya nasıl bir mesaj vermek istiyorum?' olmalı.

Numaralı gözlük çerçevesi modası o kadar gelişti ki, artık sadece numaralarımıza değil, ruh halimize göre de çerçeve seçiyoruz. Kalın bir çerçeve takıp dünyayla arana şık bir set çekebilirsin ya da ince bir çerçeveyle "ben buradayım, şeffafım" mesajı verebilirsin.

Yani demem o ki, bu işin tek bir doğrusu yok. Sabah kalktığında aynaya bakıp o günkü moduna karar vermekle ilgili bir şey bu. Bazen o kalın çerçevenin arkasına saklanıp iddialı görünmek istersin, bazen de incecik bir metalle yüzünü aydınlatmak. İkisi de senin tarzın, ikisi de senin hikayen. Önemli olan o gözlüğü taktığında kendini nasıl hissettiğin. Belki yarın optikçiye gittiğinde raflara bir de bu gözle bakarsın, kim bilir?

İnce ve Kalın Çerçevelerin Tarzınıza Etkisi
İnce ve Kalın Çerçevelerin Tarzınıza Etkisi

Kalın Gözlük Çerçeveleri ile İddialı Bir Görünüm

Şimdi, aynanın karşısına geçip o kalın kemik gözlükleri ilk taktığınız anı bir düşünün. Yüzünüzün tam ortasında ben buradayım diye bağıran o iddialı duruş... Aslında kalın gözlük çerçevesi tarzı tam olarak böyle bir şey, insana anında bir karakter katıyor. Bak şöyle anlatayım, yıllar önce üniversitedeyken sırf o entelektüel havayı yakalamak için gidip simsiyah, kalın çerçeveli bir gözlük almıştım. Taktığım an kendimi bir anda edebiyat profesörü gibi hissetmiştim, inanılmaz bir duyguydu. Yani o gözlük sadece görmemi sağlamıyordu, resmen kimliğimin bir parçası olmuştu. Zaten numaralı gözlük çerçevesi modası dediğimiz şey de tam bu hissiyatın üzerine kurulu değil mi?

İşin aslı şu ki, kalın çerçeveler her yüze öyle kolayca oturmuyor. Doğru gözlük çerçevesi seçimi yaparken biraz dikkatli olmak lazım. Mesela yuvarlak veya oval bir yüzünüz varsa, köşeli ve kalın kemik çerçeveler yüz hatlarınızı inanılmaz güzel dengeler. Yüzünüzün o yumuşak kıvrımlarını keskinleştirir, yani yüzünüze bir nevi kontür çeker. Ama diyelim ki yüzünüz zaten çok köşeli ve sert hatlara sahip. O zaman bu kadar kalın ve köşeli bir model sizi biraz yorabilir. Belki o noktada daha yuvarlak hatlı kalın çerçevelere veya doğrudan ince gözlük çerçevesi modelleri tarafına yönelmek daha mantıklı olabilir. Yüz tipine göre gözlük seçimi yaparken aynaya bakıp "bu çerçeve beni mi taşıyor, yoksa ben mi onu taşıyorum?" diye sormak lazım. Hiç düşündün mü bunu? Gözlük senin önüne geçmemeli.

Gözlük bir aksesuardan fazlasıdır, o günkü ruh halinizin en net dışavurumudur.

Diyelim ki o iddialı çerçeveyi buldun ve aldın. Peki bunu neyle giyeceksin? Kemik gözlük kombinleri yaparken aslında elinizde harika fırsatlar var. Özellikle vintage ya da hipster bir tarz yaratmak istiyorsan, kalın çerçeveler tam bir cankurtaran. Bol kesim kadife ceketler, boğazlı kazaklar ya da o eski tip kareli gömleklerle birleştiğinde ortaya inanılmaz havalı bir akademik stil çıkıyor. Düşünsene, kahveni almışsın, koltuğunda kitabını okuyorsun ve gözünde o kalın çerçeven var... Tam bir film sahnesi. Tabi her zaman bu kadar nostaljik olmak zorunda değilsin. Bazen sade, dümdüz beyaz bir tişört ve jean giyip, sadece gözlüğünle o vurucu etkiyi yaratabilirsin. O zaman da aslında minimalist gözlük önerileri arayanların bile ilgisini çekecek kadar sade ama güçlü bir duruş yakalamış oluyorsun.

Ya da belki de tarzın daha çok metal çerçeve gözlük stili gibi daha hafif, daha az göze batan şeylere yatkındır. Ama arada bir değişiklik yapıp trend gözlük çerçeveleri arasından o kalın ve renkli asetat olanları denemek istersin. Asetat ne mi demek? Yani şu bizim bildiğimiz, hafif plastikimsi ama çok daha kaliteli ve parlak duran, o kalın kemik gözlüklerin yapıldığı malzeme. İşte bu malzemeyle üretilen kalın çerçeveler, yüzdeki o dengeyi öyle bir kuruyor ki, bazen makyaj yapmaya bile gerek duymuyorsun. Gözlerin altındaki yorgunluğu saklamak için bile birebir, benim de başıma geldiği için çok iyi biliyorum. Bütün gece uyumamışım, sabah takıyorum o kalın çerçeveyi, anında çok çalışmış, meşgul ve havalı insan moduna geçiyorum.

İnce Gözlük Çerçeveleri ile Minimalist Zarafet

Düşünsene, sabah uyanmışsın, aynaya bakıyorsun ve yüzünü hiç kapatmayan ama oradayım diyen bir gözlük takıyorsun. Bak şöyle anlatayım, ince gözlük çerçeveleri ile o aradığımız sade şıklığı yakalamak aslında çok kolay. Yani, yüzünün o doğal güzelliğini kalın plastiklerin ardına saklamadan sadece küçük bir dokunuş yapmak istiyorsan, ince gözlük çerçevesi modelleri tam sana göre. Bazen devasa çerçevelerin arkasına gizlenmek istemeyiz, değil mi? İşte o zaman devreye o zarif minimalist gözlük önerileri giriyor.

Benim de başıma geldi aslında bu durum. Bir dönem iş görüşmelerine falan giderken o kalın, dikkat dağıtan gözlüklerimi takıyordum. Sürekli karşımdakinin gözlerime değil de çerçeveme baktığını hissediyordum, epey sinir bozucuydu. Sonra bir gün incecik, zarif bir modele geçtim. İşin aslı şu ki, metal çerçeve gözlük stili insana anında o profesyonel, "ben buradayım ve ne yaptığımı çok iyi biliyorum" duruşunu veriyor. Numaralı gözlük çerçevesi modası sürekli değişiyor gerçi ama o incecik metalin verdiği ciddiyet ve modern hava hiç eskimiyor. Toplantılarda ya da ciddi ortamlarda çok işe yarıyor, benden söylemesi.

Şimdi, yüz tipine göre gözlük seçimi yaparken bazen kafamız fena karışabiliyor. Yani şu demek, eğer çene veya elmacık kemiklerin zaten çok belirginse, o sert hatları dengelemek ve yüzünü yumuşatmak için incecik bir çerçeve seçmen gerekir. Kalın gözlük çerçevesi tarzı her ne kadar iddialı ve havalı dursa da, bazen insanı gerçekten yorabiliyor. Belki sen de fark etmişsindir, kemik gözlük kombinleri yaparken kıyafetini o baskın çerçeveye uydurmak zorunda kalırsın. Ama incecik bir çerçevede böyle bir derdin yok. Ne giyersen giy, sanki senin bir parçanmış gibi anında uyum sağlıyor.

Peki hiç düşündün mü, bu zarif çerçevelerle saç ve makyajı nasıl halledeceğiz? İncecik çerçeveler yüzünü açıkta bıraktığı için aslında sana devasa bir oyun alanı sunuyor. Mesela saçlarını şöyle salaş bir topuz yapsan ya da geriye doğru sımsıkı toplasan, o ince çerçeve yüzünde adeta bir mücevher gibi parlar. Makyajda ise durum tamamen senin keyfine kalmış. İncecik bir eyeliner ve hafif dağıtılmış, yani "smokey" dediğimiz o dumanlı göz makyajı... Günlük hayatta sadece parmak ucuyla hafifçe dağıtılmış kahverengi bir far düşün, bu çerçevelerle efsane duruyor.

Gerçekten de bazen en az, en fazladır derler ya, ince tasarımlar bu sözün tam karşılığı bence.

Günün sonunda gözlük çerçevesi seçimi tamamen senin o günkü ruh haline, hayata bakışına kalmış bir şey. Ama trend gözlük çerçeveleri arasında ince tasarımların yeri hep bir başka kalacak gibi hissediyorum. Belki yarın sabah aynaya baktığında sen de yüzünü o ağır çerçevelerden kurtarmak istersin. Kendi yüz hatlarınla barışık, sade ama bir o kadar da güçlü bir tarz yaratmak tamamen senin elinde. Zaten asıl mesele gözlüğün senin önüne geçmesi değil, senin o gözlüğü kendi havanla taşıyabilmen.

Yüz Tipine ve Yaşam Tarzına Göre Doğru Seçimi Yapmak

Gözlükçüye girip o devasa aynanın karşısına geçtiğinde yaşanan o kafa karışıklığını çok iyi biliyorum. Acaba kalın bir çerçeve mi alsam yoksa incecik, belli belirsiz bir şey mi? İşin aslı şu ki, yıllar önce ben de sırf çok havalı duruyor diye yüzüme iki numara büyük gelen simsiyah, kalın bir çerçeve almıştım. Burnumdan düşmesin diye sürekli parmağımla itip duruyordum, tam bir eziyetti. Yani, sadece vitrinde güzel durması yetmiyor. Yüzünde nasıl durduğu ve hayatına nasıl uyum sağladığı çok daha önemli.

Bak şöyle düşün, yüz hatların aslında sana en büyük kopyayı veriyor. Eğer belirgin, köşeli bir çene yapın varsa, belki biraz daha yuvarlak hatlı ve iddialı bir kalın gözlük çerçevesi tarzı sana harika gidecektir. Yüz tipine göre gözlük seçimi derken kastettiğim tam olarak bu aslında. Çerçevenin yüzünle kavga etmemesi, onunla resmen dans etmesi lazım. Özellikle o çok sevdiğimiz kemik gözlük kombinleri, günlük hayatta beyaz bir tişört ve jean ile bile inanılmaz karakteristik bir hava katıyor insana, değil mi? Bazen sadece gözlüğünle bile bütün dikkatleri üzerine çekebilirsin.

Ama diyelim ki daha minyon bir yüzün var ya da "gözlüğüm benden rol çalmasın" diyenlerdensin. O zaman ince gözlük çerçevesi modelleri tam senin kalemin olabilir. İncecik bir metal çerçeve gözlük stili, yüzünün güzelliğini kapatmadan sadece küçük ve zarif bir ışıltı katar. Hani şu son zamanlarda her yerde karşımıza çıkan minimalist gözlük önerileri var ya, işte onlar tam olarak "ben buradayım ama bağırmıyorum" diyen o kibar tasarımlar. İş ortamında sürekli toplantılara giriyorsan ya da bilgisayar ekranı başında saatlerini harcıyorsan, burnunun üzerinde tüy gibi hafif duran bu modeller gerçekten hayat kurtarıyor.

Şimdi, günlük rutinlerini hiç düşündün mü? Sabah kalkıp spora giden, koşturmacalı bir işi olan biriyle, bütün gününü sakin bir kafede bilgisayar başında geçiren birinin gözlük ihtiyacı aynı olabilir mi? Asla olamaz. Mesela optik dünyasında "asetat çerçeve" diye bir tabir duyarsın sürekli. Yani şu demek; bildiğimiz o sert, esnekliği nispeten az ama çok dayanıklı plastikimsi kemik gözlükler. Eğer hareketli ve tempolu bir hayatın varsa, bu tarz sağlam materyaller çok daha mantıklı olabilir. Fakat daha sakin, kıyafetlerinde de sadeliği seven biriysen o zaman metalin o incecik dokusuna yönelebilirsin.

Sosyal medyada falan sürekli yeni trend gözlük çerçeveleri görüyoruz. Bazen kocaman şeffaf çerçeveler moda oluyor, bazen de küçücük yuvarlak camlar ortalığı kasıp kavuruyor. Ama numaralı gözlük çerçevesi modası, bir tişört ya da ayakkabı modası gibi değil ki her sezon kolayca değiştirelim. Gözlük çerçevesi seçimi yaparken asıl mesele senin kendini o aynada nasıl görmek istediğin.

Gerçek stil, başkalarının ne taktığıyla değil, senin o gözlüğü yüzünde ne kadar özgüvenle taşıdığınla ilgilidir.

Belki de senin tarzın, kimsenin cesaret edemediği o asimetrik devasa kalın çerçevedir ya da dedelerimizin taktığı o incecik altın sarısı tellerdir. Kuralları, yüz tiplerini falan çok da kafaya takmamak lazım aslında. Kendi özgün tarzını yaratmak tamamen senin elinde, yeter ki aynaya baktığında o camların arkasından parlayan gözlerin gerçekten mutlu olsun.

Yüz Tipine ve Yaşam Tarzına Göre Doğru Seçimi Yapmak
Yüz Tipine ve Yaşam Tarzına Göre Doğru Seçimi Yapmak

Etiketler:

#Gözlük Modası
#Stil Önerileri
#Aksesuar Seçimi
#Çerçeve Rehberi
#Minimalist Giyim

Haberdar Olun

Pazarlama e-postaları almayı kabul ediyorsunuz