Mağazaya Gitmeden Önce Yapılması Gereken Hazırlıklar
Optik mağazadan içeri adım attığınız o anı bir düşünün. Yüzlerce çerçeve size bakıyor, siz onlara bakıyorsunuz. Kafanız karışıyor değil mi? Benim de başıma geldi bu. Yıllar önce hiçbir hazırlık yapmadan mağazaya dalıp sırf rengini çok sevdim diye yüzüme aslında hiç gitmeyen, kocaman kemik bir çerçeveyle çıkmıştım. İşin aslı şu ki, mağazada gözlük deneme süreci aslında evde, banyonuzdaki aynanın karşısında başlıyor. Yani yüz şeklinizi doğru belirlemek meselesinden bahsediyorum. Oval, yuvarlak, kare ya da belki kalp şeklinde bir yüzünüz var, kim bilir? Yüz şekline göre gözlük seçimi yapmak, o mağazadaki sonsuz seçenek denizinde boğulmanızı engelliyor. Düşünsene, yuvarlak bir yüzün varsa ve gidip o eski filmlerdeki gibi tam yuvarlak camlı bir şey takarsan, yüzün olduğundan çok daha top gibi görünür. Yüz tipine uygun gözlük bulma işi aslında tam bir denge oyunu, zıtlıkları kullanarak yüz hatlarını yumuşatmak gerekiyor.
Şimdi, evde oturup pijamalarla kahvenizi yudumlarken internetten biraz araştırma yapmanın kime ne zararı olabilir ki? Doğru gözlük çerçevesi nasıl seçilir diye ufak bir arama yaptığınızda karşınıza çıkan o temel kuralları aklınızın bir köşesine yazın. Mağazaya ne istediğinizi bilerek, hazırlıklı gitmek, inanın bana, size inanılmaz bir zaman kazandıracak. Saatlerce o reyondan bu reyona savrulmak, takıp çıkarmaktan yorulmak yerine, doğrudan size yakışacak modellere yöneleceksiniz. Optik mağaza gözlük seçimi sırasında çalışanlara "benim yüzüm kare, bana köşeli değil de daha yumuşak hatlı şeyler gösterin" dediğinizde, onların da işini çok kolaylaştırmış olursunuz. Gözlük alırken dikkat edilmesi gerekenler listesinin en başında kesinlikle bu bilinçli duruş geliyor aslında.
Belki bir yerlerde gözlük çerçevesi uyum teknikleri diye çok havalı, çok teknik bir laf duymuşsunuzdur. Gözünüz hiç korkmasın, yani şu demek: Gözlüğün üst kısmı kaş çizginizle paralel mi duruyor, güldüğünüzde çerçevenin altı yanaklarınıza değip komik bir şekilde havaya kalkıyor mu? İşte bütün mesele bu kadar basit bir günlük kullanım uyumu arayışı. Özellikle numaralı gözlük seçimi ipuçları arayanlar için bu detaylar çok daha hayati, çünkü o gözlüğü bütün gün burnunuzun üstünde, adeta vücudunuzun bir parçası gibi taşıyacaksınız.
Bak şöyle bir hata daha var çok sık yapılan. İnsanlar yeni gözlük almaya giderken eski gözlüklerini evde bırakıyorlar ya da çantanın dibine atıp tamamen unutuyorlar. Mevcut gözlüğünüzü yanınızda bulundurmak neden bu kadar kritik hiç düşündün mü? Çünkü o sizin en sağlam referans noktanız. Yeni denediğiniz çerçevenin eskisinden daha mı ağır, daha mı geniş ya da burnunuzu daha mı çok sıkıştırıyor olduğunu ancak anında, çıkarıp diğerini takarak kıyaslama yaparak anlayabilirsiniz.
Eski gözlüğünüz, yeni gözlüğünüzün mülakatındaki en acımasız ama en dürüst referansıdır.Gözlük denerken nelere dikkat edilmeli diye sorarsanız, en çok da bu eski-yeni hissiyat farkına odaklanın derim. Hem böylece, "acaba evdekinin sapı daha mı rahattı" şüphesinden de anında kurtulmuş olursunuz. Biraz araştırma ve eski gözlüğünüzle yola çıktığınızda, o mağaza kapısından içeri girmek artık bir stres kaynağı olmaktan çıkıp, kendinize yeni bir tarz yaratmanın keyifli bir adımına dönüşür.
Gözlük Denerken Dikkat Edilecek Teknik ve Ergonomik Detaylar
Şimdi, o parlak ışıklı mağazaya girdin ve o meşhur aynanın karşısına geçtin diyelim. Benim de başıma çok gelir, sırf rengini çok beğendim diye aldığım o kalın kemik gözlüğü dün gibi hatırlıyorum. Bir saat taktıktan sonra burnumun üzerinde resmen iki tane kırmızı, derin kuyu açılıyordu ve şakaklarım zonklamaya başlıyordu. İşin aslı şu ki, mağazada gözlük deneme süreci sadece aynaya bakıp "yakıştı mı" demekten çok daha fazlası. Peki, o hevesle aynaya bakarken gözlük denerken nelere dikkat edilmeli hiç düşündün mü?
Bak şöyle, doğru gözlük çerçevesi nasıl seçilir diye kafa yorarken aklına gelmesi gereken en kritik şey çerçevenin burun kemiğine tam oturmasıdır. Eğer o çerçeve şakaklarını hafiften bile sıkıyorsa, o gözlüğü yavaşça yerine bırak. Yani, mağazada beş dakika taktığında hissetmediğin o ufacık baskı, akşam bilgisayar başında baş ağrısından çıldırmana sebep olabilir. Bir de gülümseme testi var tabii. Gözlüğü tak, aynaya bak ve kocaman gülümse. Çerçevenin alt kısmı yanaklarına değiyor mu? Değiyorsa, her güldüğünde o gözlük havaya kalkacak ve inan bana bu gün içinde inanılmaz sinir bozucu bir his. Gözlük çerçevesi uyum teknikleri arasında belki de en çok atlanan ama en hayati detay budur.
Optik mağaza gözlük seçimi sırasında o anki heyecanla fark etmediğimiz ama aslında çok önemli bir konu daha var. Göz bebeklerinin camın tam merkezine hizalanması meselesi. Buna optik merkezleme diyorlar, yani şu demek: Camın numarası en net ve doğru olarak tam o merkezden bakıldığında çalışır. Eğer göz bebeklerin çerçevenin üstüne ya da yanlarına çok yakın duruyorsa, görüş kaliten ciddi anlamda düşer ve gözlerin çabucak yorulur. Özellikle numaralı gözlük seçimi ipuçları arıyorsan, bu merkezleme olayını sakın es geçme. Bütün gün o camlardan dünyaya bakacaksın, değil mi?
Şimdi bir de şu ışık meselesi var. Mağazaların o tepeden vuran, güçlü spot ışıklarını biliyorsun. O ışıklar altında her şey olduğundan daha parlak, daha havalı görünür.
O mükemmel zeytin yeşili çerçeve, gün ışığına çıktığında birden soluk, cansız bir kahverengiye dönüşebilir.
Yani, gözlük alırken dikkat edilmesi gerekenler listene ışık kontrolünü mutlaka ama mutlaka ekle. Çerçeveyi takıp mağazanın kapısına ya da penceresine doğru şöyle bir yürü. Gün ışığında yüzüne nasıl yansıyor, ten renginle uyumu nasıl bir bak. Bazen yüz şekline göre gözlük seçimi kadar o çerçevenin renginin cildinde yarattığı gölgeler de önemlidir. Yüz tipine uygun gözlük bulma işi aslında biraz sabır gerektiriyor. Öyle hemen ilk denediğini alıp çıkmak yok. Belki o an çok beğendin, tamam ama biraz yüzünde tut, sağa sola bak, kafanı eğ. Gözlük senin bir parçan olacak sonuçta, sabah uyanıp yüzünü yıkadıktan sonra ilk iş ona sarılacaksın. O yüzden yüzüne bir eldiven gibi oturması, seni gün içinde hiç yormaması lazım.

Karar Verme Sürecini Kolaylaştıran Pratik İpuçları
Şimdi, optik mağaza gözlük seçimi yaparken hepimizin düştüğü klasik bir hata var. O küçük, masaüstü aynalara resmen yapışıyoruz, değil mi? Sadece yüzümüze odaklanıyoruz. Yüz şekline göre gözlük seçimi kesinlikle atlanmaması gereken bir detay ama işin aslı şu ki, o gözlük senin bütün tarzının ayrılmaz bir parçası olacak. Yani mağazada gözlük deneme aşamasındayken mutlaka bir boy aynasının karşısına geçip kendine şöyle bir uzaktan bakmalısın. Düşünsene, belki çok iddialı, kalın kemikli bir çerçeve beğendin ve yüzünde harika durdu. Peki ya genel giyim tarzınla, o anki vücut duruşunla bütün olarak nasıl görünüyor? Boy aynasında kendine bakmak, doğru gözlük çerçevesi nasıl seçilir sorusunun aslında en kilit cevaplarından biri. O küçücük aynalar bazen bizi fena halde yanıltabiliyor çünkü.
Benim de başıma defalarca geldi bu durum, belki senin de gelmiştir. İki model arasında kalıp saatlerce aynaya boş boş baktığım çok olmuştur. Bak şöyle bir taktik vereyim; kararsız kaldığın çerçevelerle hemen birkaç selfie çek. Hatta farklı açılardan çek ki sonradan fotoğrafları kaydırıp karşılaştırmak çok daha kolay olsun. Gözlük denerken nelere dikkat edilmeli diye düşünürken, o anki heyecanla veya mağazanın göz alan ışıkları yüzünden bazı detayları kaçırabiliyoruz. Fotoğraflara bakmak sana dışarıdan, çok daha objektif bir gözle bakma şansı verir. Ya da mağaza çalışanlarından fikir almaktan hiç çekinme. Onlar günde yüzlerce insana yüz tipine uygun gözlük bulma konusunda yardımcı oluyorlar sonuçta. Bazen "şu model aslında sizi biraz solgun gösterdi" gibi çok dürüst ve hayat kurtaran yorumlar yapabiliyorlar.
Gözlük alırken dikkat edilmesi gerekenler listesinin en tepesine, bence cam kalınlığı ile çerçevenin o ince uyumunu yazmalıyız.
Tabi iş sadece aynada veya fotoğrafta güzel görünmekle bitmiyor aslında. Numaralı gözlük seçimi ipuçları arasında belki de en çok atlanan konuya gelelim. Reçeten ve seçtiğin çerçevenin teknik uyumu. Yani, camlarının kalınlığı o çok beğendiğin incecik metal çerçeveye sığacak mı hiç düşündün mü? Yüksek numaralı bir gözlük kullanıyorsan, camların kenarları ister istemez biraz kalın çıkacaktır. Eğer o kalın camları çok ince bir çerçeveye taktırırsan, camlar kenarlardan taşar ve estetik olarak pek de hoş durmaz. Gözlük çerçevesi uyum teknikleri dediğimiz şey tam olarak bu aslında; çerçevenin camın ağırlığını ve kalınlığını güzelce saklayabilmesi. Optisyeninle bu durumu mutlaka uzun uzun konuş. Belki camları inceltme işlemi yaparlar, yani ekstra bir üretim süreciyle camın o kaba görüntüsünü alıp daha zarif hale getirirler. Ya da sana teknik olarak daha uygun kalınlıkta başka bir çerçeve önerirler. Nihai kararı verirken hem kendi tarzını hem de bu ufak tefek teknik detayları aynı potada eritmek inan bana o kadar da zor bir şey değil.

