Yüz Şeklinizi Nasıl Belirlersiniz?
Şimdi, vitrinde o harika duran gözlüğü denediğinizde aynada hayal kırıklığına uğradığınız oldu mu hiç? Benim başıma o kadar çok geldi ki anlatamam. Yıllar önce sırf moda diye kocaman, kemik bir çerçeve almıştım. Taktığımda adeta yüzüm kaybolmuştu, yürüyen bir gözlük gibiydim! İşin aslı şu ki, o çerçeve ne kadar güzel olursa olsun, mesele sizin yüz hatlarınıza uyup uymaması. Yani yüz şekline göre gözlük seçimi yapmadan, sadece trendlere kapılmak pek de iyi bir fikir değil. Eğer doğru gözlük çerçevesi nasıl seçilir diye merak ediyorsanız, işe kesinlikle aynanın karşısına geçip kendi yüzünüzü tanımakla başlamalısınız.
Bak şöyle yapalım, hemen bir aynanın karşısına geç. Saçlarını geriye doğru topla ki yüzünün o doğal çerçevesi iyice ortaya çıksın. Hatta belki eline bir ruj ya da silinebilir bir kalem alıp aynada yüzünün dış hatlarını çizebilirsin. Düşünsene, bunu yaparken biraz komik görünebilirsin ama inan bana çok işe yarıyor. Piyasada yüz tipine uygun gözlük çerçevesi bulmanın en garantili yolu bu oranları anlamaktan geçiyor. Alın genişliğine, elmacık kemiklerinin çıkıklığına ve çene hattına dikkatlice bak. Alnın mı daha geniş, yoksa çenen mi? Ya da belki elmacık kemiklerin yüzünün en geniş kısmıdır? Zaten gözlük çerçevesi seçerken dikkat edilmesi gerekenler arasında en kritik adım işte bu orantıyı çözmek.
Aslında yüz tipini belirlerken hepimizin düştüğü bazı komik hatalar var. Mesela biraz kilo alınca hemen "benim yüzüm yuvarlak" diyenleri çok duyuyorum. Halbuki yüzdeki yağ dokusu başka, kemik yapısı başka bir şey. Yani yanakların biraz dolgun diye yüz şeklin anında değişmiyor, kemik yapın neyse o kalıyor. Eğer yüzünün uzunluğu ve genişliği hemen hemen aynıysa, çene hatların da yumuşak bir kavis çiziyorsa, o zaman yuvarlak yüzler için gözlük modelleri bakmaya başlayabilirsin. Ama diyelim ki çene kemiklerin çok belirgin, adeta köşeli bir yapısı var. O zaman kare yüzler için gözlük tasarımları senin o sert hatlarını çok güzel dengeleyecektir.
"Kendi yüzümü tanımak, bana sadece gözlük seçerken değil, saçımı kestirirken bile harika bir rehber oldu."
Bazen de alın geniş, çeneye doğru iyice daralan bir yüz yapısı görüyoruz. Anatomik olarak buna ters üçgen diyorlar ama moda dünyasında daha tatlı bir ismi var. Yani kalp yüz şekli demek. Eğer böyle bir yapın varsa, kalp yüz şekli gözlük önerileri ararken alt kısmı çok ağır olmayan, daha zarif çerçevelere yönelmen gerekecek. Ya da belki çok şanslısındır, orantıların o kadar dengelidir ki her taktığın yakışır. Oval yüzlere yakışan gözlükler o kadar çeşitli ki, bu yüz tipine sahip olanlar genelde vitrindeki her şeyi alıp çıkmak isterler, haksız mıyım? Tabi iş sadece şekli bulmakla da bitmiyor. Çerçevenin kalınlığı, köprü tasarımı derken, cilt tonuna göre gözlük rengi seçimi bile o çerçevenin yüzünde bir yıldız gibi parlamasını ya da tamamen sönük kalmasını sağlayabiliyor. Biraz deneme yanılma, bolca ayna karşısında vakit geçirme... Hepsi bu kadar.

Farklı Yüz Tiplerine Uygun Gözlük Çerçevesi Önerileri
Geçenlerde optikçide tam iki saat geçirdim, inanabiliyor musun? Onlarca gözlük denedim ve aynadaki görüntüme bakıp sürekli "acaba bu mu?" diye sordum durdum. İşin aslı şu ki, o kadar model arasında kaybolmak çok kolay. Ama yüz şekline göre gözlük seçimi yapmanın mantığını bir kere kavradığında, o koca mağazada sadece sana ait olanları şıp diye buluyorsun. Bak şöyle düşün, yüz tipine uygun gözlük çerçevesi bulmak aslında bir denge oyunu. Karşıtlık yaratmak her zaman işe yarar. Mesela yuvarlak bir yüzün varsa, amacın o yumuşak hatları biraz daha belirginleştirmek ve yüzü hafifçe uzatmak olmalı. Yani yuvarlak yüzler için gözlük modelleri arıyorsan, kesinlikle köşeli, dikdörtgen ya da sert geometrik hatları olan çerçevelere yönelmelisin. Neden dersen, o keskin açılar yüzünü daha uzun ve ince gösterecek. Kendimden biliyorum, liseden bir arkadaşım yanakları dolgun diye hep o meşhur yuvarlak gözlüklerden takardı. Bir gün ona zorla kalın ve dikdörtgen bir çerçeve denettik. Resmen yüzünün şekli değişti, elmacık kemikleri ortaya çıktı!
Şimdi, tam tersi bir durumu hayal et. Kare yüzler için gözlük seçimi yaparken de o sert ve köşeli çene hatlarını yumuşatmamız gerekiyor, değil mi? Çenen belirginse, yüzünde köşeler dikkat çekiyorsa, gidip bir de köşeli gözlük takarsan iyice sert ve gergin bir ifadeye bürünürsün. Bunun yerine yuvarlak veya oval çerçeveleri denemelisin. Hatta biraz daha ince yapılı, metal çerçeveler kare yüzlerde harika duruyor. Dikdörtgen yüzlerde de durum pek farklı değil aslında. Yüzün uzunsa, yüzünü biraz daha geniş gösterecek, o uzunluğu kıracak daha derin çerçevelere bakmalısın. Derin çerçeve, yani camın yukarıdan aşağıya doğru uzun olması demek. Kısa ve dar camlar yüzünü olduğundan daha da uzun gösterir, bunu gerçekten hiç istemeyiz.
Oval yüzlere yakışan gözlükler konusunda konuşmak bile gereksiz belki, çünkü onlara ne taksan yakışıyor! Şaka bir yana, oval yüz oranları en dengeli yüz şekli olarak bilinir. Eğer böyle bir yüzün varsa gerçekten çok şanslısın. Doğru gözlük çerçevesi nasıl seçilir diye fazla kafa yormana gerek yok, sadece yüzünün doğal dengesini bozmayacak, yüzünle aynı genişlikte ya da bir tık daha geniş çerçeveler seçmen yeterli. Ama yine de çok aşırı büyük, yüzünü tamamen yutan o devasa modellerden uzak durmakta fayda var. Çerçeve yüzünü esir almamalı, sadece seni tamamlamalı.
Gelelim o sevimli kalp yüzlere. Alnı geniş, çeneye doğru sivrilerek daralan bir yüzün mü var? O zaman kalp yüz şekli gözlük önerileri tam sana göre. Üst kısmı çok kalın, ağır ve koyu renkli olan modellerden kesinlikle kaçınmalısın. Çünkü zaten alnın geniş, oraya daha fazla ağırlık ve dikkat çekmek istemeyiz. Alt kısmı daha geniş, ince telli, açık renkli ya da tamamen çerçevesiz modeller senin için biçilmiş kaftan.
Gözlük seçimi sadece şekille bitmiyor tabii, bir de renk meselesi var ki o da apayrı bir dünya.
Gözlük çerçevesi seçerken dikkat edilmesi gerekenler listesinin gizli kahramanı bence cilt tonuna göre gözlük rengi bulmaktır. Hiç düşündün mü, aynı gözlük arkadaşında harika dururken sende neden soluk duruyor? İşte bu tamamen alt ton meselesi. Sıcak alt tonlu bir cildin varsa toprak renkleri, altın, şeftali ya da kahverengi tonları yüzünü anında aydınlatır. Soğuk alt tonluysan siyah, gümüş, gri veya mavi tonları tam senlik. Aslında hepsi bir bütün. Aynaya baktığında kendini iyi hissediyorsan, gözlerin parlıyorsa, o gözlük senin doğru gözlüğündür.
Gözlük Seçiminde Ten Rengi ve Saç Modelinin Etkisi
Şimdi, hepimiz yüz şekline göre gözlük seçimi konusuna fena halde odaklanıyoruz, değil mi? Ama işin aslı şu ki, olay sadece yüzümüzün geometrisiyle bitmiyor. Benim de başıma geldi aslında. Bir gün hevesle optikçiye gittim, aklımda o meşhur kare yüzler için gözlük modellerinden biri var. İnternette görmüşüm, çok beğenmişim. Taktım denedim, şekil şahane oturdu ama aynaya bakıyorum, yüzüm sanki günlerdir uyumamışım gibi solgun, bir garip duruyor. Neden sence? Çünkü çerçevenin rengi ten rengimle resmen kavga ediyormuş! Yani doğru gözlük çerçevesi nasıl seçilir diye düşünürken sadece şekle takılıp kalmışım, renk olayını tamamen es geçmişim.
Gözlük çerçevesi seçerken dikkat edilmesi gerekenler listesinin en gizli ve bence en önemli maddesi cilt alt tonu. Cilt alt tonu ne demek peki? Yani şu demek: Bileğindeki damarlarına gün ışığında baktığında yeşilimsi duruyorsa sıcak, mavimsi duruyorsa soğuk alt tonlusun. Bu kadar basit aslında. Düşünsene, sıcacık alt tonlu bir cildin var ve gidip buz mavisi, soğuk bir çerçeve alıyorsun. Bütün o doğal enerjin bir anda sönüp gidiyor.
Bak şöyle yapalım, daha net anlaşılsın. Eğer sıcak alt tonluysan, altın sarısı, kahverengi, kaplumbağa kabuğu desenleri ya da belki zeytin yeşili çerçeveler sana o kadar çok yakışacaktır ki inanamazsın. Yüzüne anında bir aydınlık gelir. Soğuk alt tonluysan da gümüş, siyah, mor veya lacivert tonlarını denemelisin. Cilt tonuna göre gözlük rengi seçmek gerçekten bütün havayı, o ilk intibayı anında değiştiriyor.
Tabii saç rengini ve modelini de hiç unutmamak lazım. Saçların yüzünü çerçeveliyor sonuçta, gözlüğün de o çerçevenin tam ortasında duruyor. Mesela kısa, küt ve asimetrik bir saç kesimin varsa, yuvarlak yüzler için gözlük modelleri ararken o köşeli, iddialı ve kalın çerçevelerle tarzını epey bir konuşturabilirsin. Ya da belki uzun, dalgalı, kızıl saçların var ve kalp yüz şekli gözlük önerileri peşindesin. O zaman saçlarının o yoğun hacmini ve rengini dengeleyecek daha ince, zarif metal çerçevelere yönelebilirsin. Saç rengin çok açıksa çok koyu çerçeveler yüzünü sertleştirebilir, belki biraz daha şeffaf tonlara bakmak istersin.
Bazen insanlar bana dert yanıyor, yüz tipine uygun gözlük çerçevesi buldum ama hala aynaya bakınca bir şeyler eksik gibi hissediyorum diye. İşin sırrı işte o bütünsellikte gizli. Oval yüzlere yakışan gözlükler zaten çok çeşitli, o yüz tipine sahip olanlar ne taksa yakışıyor şanslılar, hiç itirazım yok! Ama o oval yüzlü arkadaş gidip saç rengiyle tamamen zıt, tenini boğan bir renk seçerse o gözlük yüzünde yine de emanet durur, bir türlü "onun" gözlüğü olamaz.
Gözlük sadece gözümüzü bozukluktan kurtaran bir araç değil, yüzümüzün tam ortasında duran en büyük ve en dikkat çekici aksesuvarımız.
Aynanın karşısına geçtiğinde sadece çenene, elmacık kemiklerine veya alnına bakma. Saçının ışıltısına, cildinin sana ne anlattığına da kulak ver. Acaba bu renk beni boğdu mu, yoksa açtı mı diye sor kendine. Zaten o zaman "tamam, işte bu benim gözlüğüm" diyeceğin o çerçeveyi şıp diye bulacaksın.
Çerçeve Boyutu ve Konfor: Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yüz şekline göre gözlük seçimi yaparken işin sadece aynadaki görüntüden ibaret olmadığını hepimiz er geç anlıyoruz aslında. Düşünsene, vitrinde görüp aşık olduğun o çerçeveyi takıyorsun ama yarım saat sonra başın çatlamaya başlıyor. Benim de başıma geldi bu. Üniversitedeyken sırf çok havalı duruyor diye aldığım kalın kemik bir gözlüğüm vardı. Şakaklarımı öyle bir sıkıyordu ki, günü ağrı kesicilerle bitiriyordum. Yani, yüz tipine uygun gözlük çerçevesi bulmak harika bir şey ama o çerçevenin burun kemiğine tam oturması, kulak arkasını ya da şakakları mengene gibi sıkmaması gerekiyor. İşin aslı şu ki, gözlük yüzünüzde bir yük değil, yüzünüzün doğal bir parçası gibi hissettirmeli.
Peki, doğru gözlük çerçevesi nasıl seçilir hiç düşündün mü? Sadece burnuna oturması yetmiyor. Göz bebeklerinin camın neresine denk geldiği çok ama çok kritik bir detay. Aynaya baktığında göz bebeklerin o çerçevenin tam ortasına ya da ortanın çok hafif üstüne denk gelmeli. Eğer gözlerin camın iç kenarlarına, yani burnuna çok yakın duruyorsa o çerçeve sana büyük gelmiş demektir. Ya da tam tersi, gözlerin camın dışına doğru kalıyorsa çerçeve küçüktür. Gözlük çerçevesi seçerken dikkat edilmesi gerekenler listesinin en tepesine kesinlikle bunu yazmak lazım bence.
Bir de materyal mevzusu var tabii. Bütün gün burnumuzun üstünde taşıyacağımız bir şeyden bahsediyoruz, değil mi? Ağırlık yapmamalı. Mesela titanyum çerçeveler var. Titanyum dediğimiz şey, hani şu uçak yapımında falan da kullanılan, tüy gibi hafif ama çelik gibi sağlam o metal. Eğer gözlüğünü sabahtan akşama kadar hiç çıkarmıyorsan titanyum hayat kurtarır. Ya da asetat çerçeveler var, yani bildiğimiz o kaliteli, parlak kemik gözlükler. Asetatın güzelliği şu, renkleri çok canlı gösterir. Cilt tonuna göre gözlük rengi seçerken bu asetat çerçevelerin o derin renk geçişleri acayip işe yarıyor. Soğuk bir cilt tonun varsa mesela, asetatın o buz mavisi ya da zümrüt yeşili yansımaları yüzünü anında aydınlatır.
Gözlük seçmek biraz ayakkabı seçmeye benzer aslında. Vitrinde ne kadar güzel durduğunun, ayağını vurduktan sonra hiçbir önemi kalmıyor.
Bak şöyle toparlayayım mevzuyu; yuvarlak yüzler için gözlük modelleri ararken köşeli hatlara vurulabilirsin, kare yüzler için gözlük bakarken o yuvarlak retro çerçeveler aklını çelebilir. Belki şanslısındır ve oval yüzlere yakışan gözlükler deryasında yüzüyorsundur, ya da kalp yüz şekli gözlük önerileri arasında o altı çerçevesiz modellerle aşk yaşıyorsundur. Bunların hepsi estetik kısmın tatlı telaşları. Ama günün sonunda o gözlük yüzüne tam oturmuyorsa, burnunda o sinir bozucu kırmızı izleri bırakıyorsa o iş yaş. Git, dene, aynada kendine uzun uzun bak ve en önemlisi gözlüğün yüzünde nasıl hissettirdiğine odaklan.

